Aynı düzen içinde, "ikinci tip" patolojiler içinde yer alan AIDS
ve kanser gibi hastalıklar, dıştan bir saldırıya maruz kalan bedenin or-
ganik olarak hasara uğramasından kaynaklanan geleneksel hastalıklar
değildir, daha çok aşırı koruma altında tutulan bedenlerin istikrarını
yitirmesinden kaynaklanan hastalıklardır (bütün hijyenik, kimyasal,
tıbbi, toplumsal, psikolojik protezler bu aşırı koruyuculuğun
örnekleridir) ve bu nedenledir ki, aşırı koruma altındaki bedenler,
bağışıklık güçlerini yitirerek herhangi bir virüse yem olurlar. Nasıl ki
terörizm sorununa "politik" bir çözüm bulunamıyorsa, aynı şekilde, AIDS ve kanser sorununa da, şimdilik, biyotıbbi bir çözüm bulunamamaktadır ve neden hep aynıdır. Çünkü bunlar anomalik süreçlerdir ve
vahşi, tepkisel bir şiddetle, toplumsal bünyenin ya da kısacası bünyenin, politik ve biyolojik anlamda aşırı çerçevelenmesine karşı dururlar.