Yenilerde bir olay: Gösteri yapan öğrenciler Angouleme
Garı'nda hızlı treni durduruyorlar. Öğrenci kalabalığı trenin her iki
yakasından dalgalanıyor, yolcular buğulu camların gerisinde hareketsiz bakınıyor. Birkaç haykırış, slogan ve bağırış çağırış -ama kime
karşı? Sanki yapay bir uydu aracının karşısında havlıyorlar. Çünkü
hızlı tren hareket eden bir sanal gerçeklik, Fransa'yı doğal olmayan bir
ortamda boydan boya dolaşan bir sanal gerçeklik -paranın, hızın ve
dolaşımda olan her şeyin cisimleşmiş örneği- Fransa ise gerçek hayatta sayıları gittikçe artan işsizlerin gerçek dünyasıyla yüz yüze. Yeni
gençlik çağına gelmiş bir kesimle zamanın okunun gerçeküstü
yüzleşmesi bu. Zenginlerin şeffaflığından bütün koparabilecekleri tek
şey, bu on dakikalık hareketsizlik, bir anlamda, kurbanı oldukları televizyon gösterisinin içinde donmuş bir görüntü olarak kalabilme.