İngiliz dış siyasetinin," Ayrıştır, karıştır, birbirine rakip yapılar oluştur ,onları farklı yönlerden güçlendir ve kaosu garantileyerek çekil " taktiği..
Elimize kağıt kalem alsak, İslam dünyasında ülkelerin mevcut sınırlarını ezberden çizebilecek durumda mıyız?
Çizilmiş sınırları kağıt üzerinde çizebilme becerisinden bile mahrumsak, o zaman bütün sloganlarımızı unutalım. Oturalım cografyamızı şehir şehir ,ülke ülke çalışalım. Ders çalışır gibi. Bu iş, bugünkü birinci dersimiz çünkü..
Hindistan içindeki etnik gerilim, Hindistan-Pakistan çatışması, Afganistan-Pakistan sınır ihtilafı, Filistin sorunu, Kıbrıs meselesi ve daha birçok problem, İngiliz İmparatorluğu'nun özenle ve dikkatle planladığı, mayaladığı ve dünyanın kucağına bıraktığı ateş toplarıdır. Bugün Ortadoğu'da kaba kuvvetiyle ABD (veya son dönemde Rusya) var gibi görünse de, ingiltere'nin perde arkasındaki kimliği ve sahadaki tesiri hala güçlü biçimde devam etmektedir.
"İnsanoğlu herhangi bir belâ veya sıkıntıyla yüz yüze gelince, Bize içtenlikle yalvarıp yakarır fakat bu sıkıntının ardından ona Kendi katımızdan bir nîmet tattırdığımızda, “Bu servet bana,üstün yeteneklerim ve engin bilgim sayesinde verilmiştir ve bu da, benim doğru yolda olduğumu açıkça gösteren bir işarettir! O hâlde, mal benim, mülk benim; dilediğim gibi harcarım!” der. Hayır; aslında bu nîmetlerin verilmesi bir imtihândır fakat onların çoğu bunu bilmezler"