Hindistan’da yaşanan trajik bir olay, Müslüman toplumda evlilikle ilgili geleneklerin ne denli baskılayıcı ve yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Ayşe Banu Makrani adlı genç bir kadın, çeyiz baskısı, eşinden gördüğü fiziksel ve psikolojik şiddet sebebiyle hayatına son veriyor. Geride bıraktığı mesajlar, bu baskının ne kadar derin ve sistematik olduğunu ortaya koyuyor.
Bu acı olay üzerine harekete geçen Tüm Hindistan Müslüman Şahsî Hukuk Kurulu (AIMPLB), Ramazan ayında 10 günlük bir kampanya başlatarak, evliliklerin sadeleşmesi ve İslam dışı geleneklerden arındırılması için topluma çağrıda bulunuyor. Gelinlerin pahalı çeyizlerle koca evine gitmeye zorlanmaması, düğünlerdeki israfların azaltılması, lüks ve gösterişli merasimlerden vazgeçilmesi gibi çok yerinde önerilerle halk bilinçlendirilmeye çalışılıyor.
Yazar Taha Kılınç, bu vesileyle bizim toplumumuza da ayna tutuyor. Bizde de yıllardır evliliği zorlaştıran, gençleri borç batağına sürükleyen, aileleri ekonomik çöküşe iten gelenek ve “mahallenin normları” varlığını sürdürüyor. Evliliği basitleştirmek, sadeliği teşvik etmek, hem gençlerin hem ailelerin huzurunu doğrudan etkileyen bir mesele artık.
Yazarın dile getirdiği gibi:
“Keşke bizde de ‘basit evlilik’ temalı kampanyalar başlatsa. Bu noktada güzel örneklikler yapan zenginlerimiz -hamd olsun yok değiller- daha da çoğalsa. Bir yandan modern dönemde ailenin dinamitleştiğinden dem vururken, ailenin temellerinin sağlamlaşmamasına bizzat bizim bazı lüzumsuz adetlerimiz sebep olabiliyor çünkü.”