Hanımlarının yanına uğradıktan sonra mescide döner, mescide girdiğinde “Muhacirlerin Direği” diye anılan direğin orada tahiyyetül-mescid(35) namazı kılardı. Ravzanın ortasında bulunan bu direğin orada namaz kılmaya özen gösterirdi.(36)
Sonra ravza-i şerifte mescidin doğu tarafında Aişe (r.a)'nın odasına yaslanarak oturur ve sahâbeleri de yanına toplanırdı.
Nebi (sav)'in bu vakitte orada oturduğu bilinir, kendisiyle konuşmak isteyen bu vakitte mescide gelirdi. Sahâbeler de müsait vakitlerine ve hayat şartlarına göre az veya çok kişiyle bu oturumlara katılırlardı.
Eğer az sayıda sahâbe varsa Nebi (sav)’in çevresinde halka şeklinde otururlar, çok sayıda olduklarında ise gelen bir elçinin yahut soru sormak isteyen birinin rahatça yaklaşabilmesi için ortayı boş bırakarak sağ ve sol tarafına dizilirlerdi.(37)
————————————————————
35. Sözlükte "selâm vermek, tazimde bulunmak" anlamındaki tahiyye ile mescid kelimelerinden oluşan tahiyyetü" l-mescid terkibi mescide/camiye girildiğinde kılınan nafile namazı ifade eder. (Diyanet Islam Ansiklopedisi, "Tahiyyetü'-Mescid", müt. notu)
36. İbni Sa'd, Tabakät (4/307).
37. Ebû Dâvûd (4698).