Nirengi noktasını bugünkü Asya’ya yerleştiren eski Müslüman coğrafyacılar, İslâm topraklarının en batıdaki ucuna “Mağrib” adını vermişlerdi, yani güneşin battığı yer. Libya, Tunus, Cezayir ve Fas‘ı kapsayan Mağrib, aynı zamanda Müslümanların Endülüs’e doğru uzanan serüvenin de basamağıdır. Öykünün başı Mağrib’de, devamı Endülüs’tedir.
Aynı anda Akdeniz’in, Avrupa’nın, Atlas Okyanusu’nun, Sahra Çölü’nün, Afrika’nın, yalçın sıra dağların, Araplarla Berberîlerin, Roma’nın, Bizans’ın ve Osmanlı’nın, İtalyanların, İspanyolların ve Fransızların farklı derinlikteki tesirlerini bütün boyutlarıyla üzerinde taşıyan Mağrib, aslında güneşin hâlâ parlamaya devam ettiği yerdir.
Mavi ve beyazın karada ve denizde sarmaş dolaş olduğu Mağrib, kâşiflerini bekleyen bir sır kutusudur.