Muhammed Ali Saltan

Muhammed Ali Saltan

, bir kitabı okumaya başladı
Abdülvehhab et-Tariri
9.3/10 · 948 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Amellerin Faziletleri
Amellerin faziletlerine dâir bir rivâyet duyan kimse, hayatında bir defa bile olsa, o rivâyete göre amel etmeli ve böylece o faziletli iși yapanlardan sayılmalıdır. Söz konusu fazîletli ameli hiç yapmamak uygun bir davranış değildir; bu sebeple onu elinden geldiğince ifa etmelidir. Çünkü Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin hem Sahîh-i Buhâri hem de Sahîh-i Müslim'de bulunan şöyle bir hadîs-i şerîfi vardır: عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: ((وَإِذَا أَمَرْتُكُمْ بِشَيْءٍ فَافْعَلُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَغْتُمْ») 4. Ebû Hüreyre radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre, Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Size bir şeyi emrettiğim zaman, onu elinizden geldiği kadar yapın."1 1. Buhâri, I'tisâm 2, nr. 7288; Müslim, Hac 412, nr. 1337.
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Önde gelen sûfilerden Ebû Muhammed Sehl ibni Abdillah et-Tüsterî(v. 283/896) -Allah ondan râzı olsun- şöyle demiştir: "Dini iyi bilen kimseler ihlâsın ne olduğunu araştırdılar ve șu sonuca vardılar: İhlâs, insanın yaptığı gizli-açık her şeyde Allah'ın rızâsını gözetmesidir. Yaptığı işlere kesinlikle şahsî arzularının, hevâ-heveslerinin ve menfaatlerinin karışmamasıdır."4 4. Beyhaki, es-Sünenü's-sagîr (Kal'aci), I, 11, nr. 8; aynı müellif, Şu'abü'l-îmân (Hâmid), IX, 184, nr. 6468.
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Surenin 13. ayetini anlatırken üzerinde durmuştuk ki Allah, bu gençlerin hidayetini artırmıştı. Buna ek olarak 14. ayette Allah, "Onların kalplerine kuvvet verdik; onlar (o yerin hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak şöyle dediler: Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan başkasına ilâh demeyiz; yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz" buyuruyor. Burada birkaç husus önümüze çıkıyor; ilk olarak ayette doğrudan bahsedilmese de genel siyaktan anlıyoruz ki Ashab-ı Kehf'teki gençlerin kalplerinde bir korku vardı. Çünkü kendi kavimleri onları öldürmekle tehdit ediyor, onlar da mağaraya sığınıyorlardı. Böyle bir durumda Allah onların kalplerine bir huzur ve kuvvet verdi. Yine görüyoruz ki Allah Teâlẩ'ya samimi bir şekilde döndüğümüzde o da bize döner; biz onun rızası için ayağa kalktığımızda o da bize nimetlerini gösterir. İkinci olarak; nimetler dışarıda tezahür etmeden önce içeride başlar. Onların, düşmanlarından korunmadan önce kendi nefislerinden ve şüphelerinden korunmaya ihtiyaçları vardı. Allah Teâlâ da onları mağarada fiziksel olarak korumadan önce "ayağa kalktıklarında" duygusal olarak koruyup kalplerine kuvvet vermişti. Bir kez daha burada bir sebep-sonuç ilişkisi olduğunu görüyoruz; onlar üzerlerine düşeni yapıp kararlılık gösterdiklerinde Allah üzerlerine nimetler yağdırmıştı.
Sayfa 48·Kitabı okuyor

Muhammed Ali Saltan

, bir kitabı okumaya başladı
Dr. Yasir Qadhi
9.4/10 · 354 okunma