Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
En derin korkumuz yetersiz olmamız değildir, en derin korkumuz, ölçülemeyecek kadar güçlü olmamızdır. Bizi en çok korkutan karanlığımız değil, ışığımızdır. Kendimize soruyoruz; ben kimim ki parlak,muhteşem, yetenekli olacağım? Sen kim değilsin ki öyle olmayasın?
Kendimize acıdığımız sürece elimizden gelenin en iyisini yapmamız güçleşir. Kendine acımak, temelinde iradi bir tür özgürlük yitimidir.
Fail ve yaşamın aktörü olmayan insanlar, sadece eyleme dair özgürlüklerini değil, hayatlarını dışarıdan seyrettikleri ve olan biten her şeyi parçalanmış alakasız olgular halinde, dünyayı ve insanları manadan yoksun, kendilerine komplo kurmuş bir cephe olarak görmeleri nedeniyle, zihinsel özgürlüklerini de yitirirler, bu ağır cürümlerinin suçluluğunu,olup bitenin yükünü mağduriyet psikolojisine girerek hafifletmek isterler.