Kitabı okurken okuduklarınızın yaşanmış bir olay olduğuna öyle inanıyordunuz ki… sanki ilk sayfalarda söylediklerini yaparsan marsa gidebilecekmiş gibi veyahut o Mars dilini anlatırkenki halini dinlersen öğrenecekmişsin gibi… Kitapta her şey öyle bi betimlenmiş ki bi süre sonra bıkıp ya sayfayı geçiyorsunuz ya da kitabı bırakıp bi köşeye koyuyorsunuz. Ama emin olun ki o sıkıcı sayfaların ardında çok güzel olaylar daha doğrusu kurgular sizleri bekliyor olacak. :)
Öncelikle kitabı beğendiğimi belirtmek istiyorum. Açıkçası polisiye-Korku olan bu kitapta korku bana göre yok denecek kadar azdı ama iyi işlenmişti. Akıcıydı. Kitabı okumanızı tavsiye ederim yani okusanız bir şey kaybetmezsiniz(kitabı kötülemek için yazmadım:))
Aslında bu tam bir inceleme sayılmaz çünkü ilk kitap diye başlamıştım ve sayfa 260 dayım ve az önce incelemeleri okurken bu kitabın ikinci kitap olduğunu fark ettim… Bakacak olursak ilk kitabı okumadan okumama rağmen karakterlerle kendimi özdeşleştirebildiğim için yazarın kaleminin güçlü olduğunun bir kez daha farkına vardım.
Bu kitap ilk beğenerek okuduğum klasik idi. Tekrardan okuduğumda ise ilk andaki heyacanım bi gram eksilmemişti. Klasiklere ilk başlayanlara önereceğim İLK kitap ve kesinlikle ilk kitap olmayı hak ediyor bence.
Beyaz DişJack London · Kitapzamanı Yayınları · 201795,5bin okunma
Okunabilecek bi kitap. Kendinden değil artık karakterin düşüncelerinden bi süre sonra sıkabiliyor insanı. Kitabı beğendim açıkçası ama ben olsam bir erkek için kendi canımdan olmazdım. Bi erkek için kendimi üzüp yıpratacak biri olmadığım için bazı noktalarda ana karakterle kendimi bağdaştıramadım. Bunun dışında bence şurası beğenmedim diyebileceğim bi yönü yok ;)