Selammm Canımlar
Serinin ikinci kitabını da bitirmiş bulunmaktayım. Sayfa sayısı diğer kitaplarına nazaran az olunca daha çabuk aktı diyebilirim. Bu serinin beni tüketeceğini bile bile okumaya başladım. Ve daha ikinci kitabında benim kalbimi kırmaya başladı. Ben final kitabını nasıl okuyacağım, bünyem kaldıracak mi hiç bilmiyorum. İlk kitap #sarmaşık tam bir giriş kitabıydı ve bilinmezlerle doluydu. İkinci kitap olan #pusula da her şey bir tık daha ortaya çıktı diyebiliriz. ( Ama hala çok fazla muamma var)
Bu kitapta yavaş yavaş Minel' den ziyade Korel' in de iç dünyasını hissetmeye başladık. Ve o buz gibi, duygusuz ve ruhsuz görünen adamın aslında iç dünyasında hiçte öyle olmadığını okuduk. (Korel' im üzümlü kekim )
Korel' in geçmişini, yaşadığı acıları Minel' den daha fazla merak ediyorum ne yalan söyleyeyim. Kurgu genel olarak Minel' in geçmişini anlatıyormus gibi ilerlese de esasında ikimizin gecmislerinin her anlarında bir bağlantı olduğunu okuyoruz. Minel' in geçmişi bu kadar sarstıysa beni, Korel' in geçmişi beni kahredecek gibi hissediyorum a dostlar. İki karakterimizin de aileleri inanılmaz sıkıntılı ve hastalıklı tipler.(Her halt onların basının altından çıkıyor zaten ) Her ne kadar yok gibi görünseler de aslında şuanlarını ve geleceklerini dehşet etkiliyor ikilimizin. Bir de Prometheus manyağımız var. ( Kim olduğunu asla tahmin edemiyorum. Kafamda tek bir isim var ama emin değilim )
Kitabın içerisinde çok fazla tetikleyici unsur var kesinlikle yaş sınırına dikkat edilerek okunmalı. Keza Aslı bu serisinde de beni şaşırtmadı yine üstadların kitaplarına atıflar yapmıştı. Bu yönünü çok seviyorum onun.
Serinin bu kitabının sonu üzücü bitti benim için lütfen üçüncü kitapta beni tüketmesin diyorum yorumumu sonlandırıyorum. İlgisini Çekenlere Şimdiden Keyifli
Kaybolduğumuz yerde yolumuzu bulabilecek miyiz? Emare:Pusula
Aslı Arslan’ın yarattığı o karanlık ve tekinsiz evrende yürümeye devam ediyoruz. Emare: Pusula, ilk kitabın bıraktığı soru işaretlerinin yerini birer birer doldururken, Minel ve Korel arasındaki o "tehlikeli" çekimi de bir üst seviyeye taşıyor.
Peki sarmaşık'tan pusula'ya ne değişti ve puanım 7'ye çıktı.
Öncelikle kurgu bakımından ilk kitaba göre olay örgüsü çok daha oturmuş durumdaydı. Gizem unsurları sadece "merak ettirmek" için değil, hikayeyi bir yere bağlamak için oradaydı. Hikaye içindeki detaylar ve geçmişin izleri beni hikayede tutmayı başardı. İkinci olarak Minel'in ve Korel'in karakter gelişimine bayıldım! Minel bu kitapta artık yavaş yavaş kendi pusulasını eline almaya başladı. Korel ise kalbinin sesini ve geçmişin yaşattıkları arasında bir araftaydı. Son olarak şunu da eklemek istiyorum yan karakterleride çok sevdim bence hikayeye çok güzel bir tat katıyorlar, örneğin hikayenin boğucu bir yerindeyken ortaya çıkıp atmosferi daha dengeli hale getiriyorlar.
Hikaye öyle bir yerde bitti ki bu kitapta serinin son kitabına geçmek için sabırsızlanıyorum diyebilirim.
Uzun lafın kısası serinin ikinci kitabı gizemli, sert, geçmişin su yüzüne çıktığı ve duygusal yoğunluğu yüksek bir devam kitabı olmuş.
Eğer seriye başlamayı düşünüyorsanız bir şans verebilirsiniz.
Her zaman söylediğim gibi kitapla ve seviyle kalın
"Çal, çalmazsan sana birşey yaparım."
"Çalarsam bana birşey yapmayacak mısın?"
"Çalarsan sana hiçbirşey yapmam."
"Belki de tek istediğim, bana kötü birşey yapmandır."
Konuyu açıklamadan direkt yorumumu söyleyeceğim. Çünkü konuyu anlatırken dahi spoi verme ihtimalim var.
Kitabı 9 gündür okumaya çalışıyorum. Bazı günler sadece iki sayfa okudum.
Aslı çok fazla betimleme yapmış, bu kadar çok betimleme açıkçası beni rahatsız etti.
İkinci sıkılmama neden olan şey ise her bölüm başında bulunan geçmiş. Evet, bu kitabın olayı bu ama bu kadar çok olması veya bu kadar uzun olması beni çok cidden yordu. Tam heyecanlı bir yeri okurken bölüm bitiyor ve geçmişe gidiyor.
Korelden birinci kitapta rahatsız olmuştum doğrusu. Çünkü onu anlamıyorduum ve hareketleri benim için iticiyfi. Ama onu anlamaya başladıkça seviyorsunuz, benimsiyorsunuz. Minel... O kadar kafamı karıştıran biri ki. Şu an seviyorum ama ileride sevmeyeceğim gibi hissediyorum
Finali ise çokkk iyi kurgulanmıştı. Okurda hemen üçüncü kitaba geçme isteği bırakıyordu ama ben buna hazır olmadığın için kışın başlicam.
Gerçekten, hâlâ ağlıyorum. Neredeyse her şey bir açıklığa kavuştu ve o kadar kötü bir durumdayım ki anlatamam. Gerçekten okunabilir, güzel bir kitap. Emare - Pusula
Bu kitapta Minel gözlerini açıyor. Aslında açıyor demem doğru olmaz. Açmaya çalışıyor ve açmakta zorlanıyor. Her gözünü biraz daha açmaya başladığında kanlar akıyor. Bunun verdiği acı ise gözünü açmak istememesine sebep oluyor. Evet olay tamamen bu işte.
(İlk incelememde Begüm karakterinden nefret ettiğimi söylemişim. Evet ilk kitapta öyleydi ama ikinci kitapta içim kaynadı ve sevdim.)
İlk kitaptan daha heyecanlı ve merak uyandırıcıydı. Bazen öyle sahneler vardı ki ben burada çıkmaza çıktım. Ama bir şeyler oldu ve her seferinde büyük izler bırakacak acılar yaşansada bir şekilde kaçmayı, yollarına bakmayı başardılar.
Sonra dedim ki yazar bizi bu kadar psikolojikmen mahvetti o yüzden üst üste güzel sahneler yazmış. Fakat yazdığı kadar da acısını çıkardı sonunda.
Kitabın sonu çok ayrı bir olay. "O nasıl bir şeydi?" "Ne oluyor?" "Oha!" kelimeleri hiç eksilmedi ağzımdan. Zaten kitabı bitirdikten sonra bir 5- 10 dakika bir daldım. Olayları sindirmeye çalıştım.
Bundan sonra diyeceklerim spoi içerir. Sorun etmeyecekler okusun.
Birde kitabın sonunda Korel'in Prometheus olduğunu okuyoruz. Şahsen ben buna inanmıyorum. Bir kere kumarhanede Korel Minel ile kaçıyordu. O sırada Prometheus başka bir odada Minel'in babasıyla konuşuyordu. Eger kitabın sonuna göre Prometheus Korel ise yazarın bize bu sahneyi açıklaması gerek. Ayrıca Minel'in babası Prometheus'un tutsağıydı. Bir anda nasıl kurtuluyor ve gelip Korel'i suçluyor. Yine bana göre Prometheus Minel'in babasını sırf bunu söyletmek şartıyla serbest bıraktığını düşünüyorum. Umarım böyledir. Çünkü Korel'in Prometheus olması sadece Minel'i kandırmak olmaz, tüm okuyucuları kandırmak olur.
Ayrıca Minel kesin kanacak çünkü bizim bildiğimiz şeyleri o bilmiyor. Üstelik bu iddiayı ortaya atan babası. Ve zaten Minel'in Korel'e karşı
Bu kitap Emare serisinin 2. kitabıydı ve tabi ki en az 1.kitap kadar güzeldi. Kitabın sonunda ters köşe oldum. Hatta baya şok oldum.Ama bilmiyorum belki 3.kitapta olaylar öyle gitmiyordur.Çünkü bazen bazı yazarlar sırf kitapları çok satabilsin diye beklenmeyen sonla bitirip okuru şok ediyorlar ki ve diğer çıkaracağı kitap çok satsın. Kesinlikle art niyetle söylemiyorum . Gerçekten böyle yazarlar var ama tabii okumadan nereden bilebiliriz. O yüzden hemen 3. kitaba geçmek istiyorum. Kitap elimde ama ona başlamadan önce okumak istediğim bir kaç kitap var onları okuyup öyle başlarım herhalde. Ama evet kitap çok güzeldi ben biraz uzun aralıklarla okudum çünkü aynı zamanda diğer kitaplarımı da okuyordum . Ama çok güzeldi.. ( çok fazla ama demiş olabilirim ) Emare - PusulaAslı Arslan
Aslında bu tam bir inceleme sayılmaz çünkü ilk kitap diye başlamıştım ve sayfa 260 dayım ve az önce incelemeleri okurken bu kitabın ikinci kitap olduğunu fark ettim… Bakacak olursak ilk kitabı okumadan okumama rağmen karakterlerle kendimi özdeşleştirebildiğim için yazarın kaleminin güçlü olduğunun bir kez daha farkına vardım.
Her ne kadar akış ve olay örgüsü açısından ilk kitaba göre daha iyi olsa da maalesef ben yine sıkıldım. Belki de bana göre bir kitap değildi. Aslında içindeki labirent gibi olan gizemler ilgimi çekebilirdi, Korel'i sevebilir, Minel'i anlayabilirdim ama ne yazık ki kitaba hiçbir şekilde ısınamadım. Okurken bitsin diye dualar ettim, yarım bırakmak istemedim çünkü. Bilmiyorum, belki de okuduğum şimdiki dönemden dolayı da sevmemiş olabilirim. Veya dediğim gibi benim tarzım olan bir kitap değil.
Her neyse, üçüncü kitaba başlayıp başlamamak arasında gidip geliyorum. Zira okuma azmim olmasaydı hayatta bitiremez, elimde süründürürdüm.
Ama üçüncü kitapta da aynı şeylere katlanır mıyım, bilmiyorum.
Pusula bitti ve ben gerçekten nasıl hissedeceğimi bilmiyorum.Pusulamı kaybettim.Beklediğim bir sondu.Ne kadar kaçmak istesem de bu mutlak sondan,kaçamadım.Bile bile ölüme yürüttü bu kitap beni.
Prometheus'un kim olduğunu en baştan beri biliyordum.Kimseden duymadım bunu,spoiler falan da yemedim.Nasıl bu kadar emin olduğumu bilmiyorum.Bazı sayfalarda kendimden bile şüphe duydum çünkü bu kadar emin olmam anlamsızdı.Fakat bakın işte,beklediğim gibi oldu.Ve bu canımı çok yakıyor.
Yine de Prometheus'a karşı en ufak bir kızgınlığım yok.Hâlâ ona hayranım.Prometheus Yunan Mitolojisinde ateşi çalan tanrının ismi esasen.Ve Prometheus ateşi çaldı,eminim bundan.Güneş onun ellerinde tekrar tekrar yandı.Tanrının Araf olduğunu kanıtladı.Sanırım en sevdiğim tanrı hep Prometheus olacak çünkü o ateşi çalarak tanrı oldu,o ateşle yeniden doğdu.
Bu seriye başlamamak için çok uğraştım çünkü beni mahvedeceğini hissediyordum.Hissettiğim gibi de oldu.Belki çok yanlış bir zamanda başladım,belki de tam zamanında.Yine de paramparçayım,yine de çalınan o ateşte yandım.Bir kitaptan bu kadar etkilenme diyeceksiniz biliyorum.Ama ben kitaplar benim nefesim,kaçtığım bir dünya.Ben kitaplarda yaşıyorum.Hani bazı insanlar vardır ya sizin altını çizdiğiniz küçük bir paragrafta yaşarlar.İşte ben o insanlardanım.Ve şuan nefesim kesiliyor,bunu çok net söylüyorum.Söylediklerimi tekrar etmeyi pek sevmem ama paramparçayım.
Hafızam şu sıralar hiç iyi değil,çoğu şeyi unutuyorum.Sanırım bunun b12 ile pek alakası yok.Ancak bu kitabın bana hissettirdiklerini asla unutmayacağıma dair söz veriyorum.Unutursam bu incelemeyi açıp okuyacağım çünkü tüm duygularım burada olacak.
Minel,sen kendimi hatırlattın bana.Hissettiklerini hissettim.Sen korktuğunda ben de korktum.O kadar ama o kadar bendin ki.Küçük bir kız gördüm
Emare-PusulaAslı Arslan · İndigo Kitap · 20222,879 okunma
15 Ocak 1995'te Mersin'de doğan yazar, kalemini 11 yaşında keşfetmiş, 17 yaşında internet platformunda yazmaya başladıktan sonra kurguları ve bakış açısı yüzünden ufak bir kesim tarafından tepki toplamıştır. Ne olursa olsun yazmaktan vazgeçmeyen yazar EMARE'de de aynı tepkilerle karşılaştığında kitaplaştırma kararı almış ve yazarlık kariyerinin ilk adımını atmıştır. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi mezunu olan yazar EMARE serisinin ikinci kitabıyla adını iyice oturtmuş, bu yolda emin adımlarla ilerlemeye devam etmektir. Serinin üçüncü kitabını yazmakta olan yazar Eskişehir'de yaşamaktadır.