İSTİLA 2030
Yılanoğulları Ademoğullarına Karşı
Neden Dispotik Romanları Çok Severiz? Distopik romanların en belirgin özelliği toplumsal eleştiri yapmaları değil midir zaten? Hatta toplumsal eleştiri yapmak için belki de en iyi yol distopik bir roman yazmaktır çünkü yazar bazen gerçeği maskeleyerek bazense şartları dilediği kadar ekstrem kılarak anlatmak istediği şeyi çok daha etkileyici bir şekilde anlatabilir. Dışarıdan baktığımızda masum görünen toplumların bile bir şekilde yozlaşmış olabileceğini, belki de hiç kimsenin yüzde yüz masum olamayacağını etkileyici bir şekilde anlatır. Böylece distopik romanlar, okurlara sosyal bilinç kazandırır. Demem o ki etrafımızda olup biteni daha iyi, daha ince irdeleyebiliyorsak onlar sayesinde.
Bilim kurgu kitaplarıni çok seven biri olarak size enfes bir bilim-kurgu kitabı sunacağım. Tuncer Gizem Avcısı, müthiş bir yazar ve romandaki düşünce şekli, anlatım, kurgu olağanüstü. Size öyle bir olay örgüsü sunuyor ki, heyecanla okumamanız imkansız.. İstila 2030; macera dozu yüksek işleyişi, zihinde görselleştirmeyi sağlayan yalın anlatımı, zengin mitolojik ve fantastik unsurların epik bir dünya çerçevesinde yansıtıldığı kurgusu ile beğenerek okuduğum bir kitap oldu.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki kitapla ilgili en sevdiğim şey kesinlikle kurguydu. Yazar neredeyse tüm detayları düşünmüş ve kusursuzca kitabın içine yerleştirmiş. Detaylar, karakterler, mitolojik unsurlar inanılmaz derecede keyifli ve profesyonelce yansıtılmış.
Konu geçişleri çok başarılı elinize alınca bir sayfa diye diye bitirmeden bırakmak istemiyorsunuz. Bir kez başladıktan sonra kitabı bırakmak kolay olmuyor. Çünkü ilk bölümden itibaren kitap okuru atmosferine kaptırıp götürüyor. Öncelikle bu romanın karakterlerine değinmek istiyorum. Yasin, Pelin Yasin'in babası,