İslam kişiyi dünyanın darlığından kurarır.
İbn-i Teymiyye, onu hapisle ve bir keresinde idamla korkuturlarken. İbn-i Teymiyye dedi ki: “Bana ne yapabilir ki? Benim cennetim kalbimdedir. Eğer beni hapishaneye götürürlerse, Allah’ı zikrederim. Eğer beni vatanımdan sürerlerse, tefekkür ederim. Eğer beni idam ederlerse, şehit olurum.”
Bana ne yapabilir ki?
Çünkü ben bu dünyayla sınırlı değilim. Ahiret için yaşıyorum.
Resulüllah (s.a.v.) dedi ki; “Mü’minin işine şaşarım. Eğer iyi bir şey olursa şükreder ve bu onun için hayırdır. Eğer kötü bir şey olursa, sabreder ve bu onun için hayırdır. Bu mü’minden başka kimsede yoktur.”
Bu bir kazan-kazan durumudur.
Hiçbir zaman kaybetmezsiniz. İyi bir şey olursa Elhamdülillah diyorsun ve bunun için mükafatlandırılıyorsun. İyilikle vakit geçiriyorsunuz ve bunun için mükafatlandırılıyorsunuz. Kötü bir şey olursa: Elhamdülillah diyorsun ve sabırlı oluyorsun. Allah’ın kazasını kabul ediyorsun. Allah Azze ve Celle tarafından takdiredilen bir şeyi kabul ediyorsun. Ve Elhamdülillahi Rabbil Alemin diyorsun. Yaşamına devam ediyorsun. Bu sabır için mükafatlandırılacaksın.
Gelgelelim ki imanı olmayan kişiler; eğer iyi bir şey olursa, derler ki çünkü ben çok zekiyim, yetenekliyim, bilgiliyim. İşlerin nasıl doğru şekilde yapıldığını biliyorum. Eğer kötü bir şey olursa, talihsizim. Bu senin yüzünden, bunu bana sen yaptın.
İşte bu, kaybet-kaybet durumudur.
Şeyh Enver el-EvLaki Şehid (İnşaAllah)