Süfyan bin Abbad şöyle diyor:
“Krallara yaklaşmaktan ve herhangi bir konuda onlarla birlikte olmaktan sakın! Yine aracılık edeceğine ve ezilmişleri koruyacağına yahut zulmü önleyeceğine dair hilelerden de sakın! Çünkü bu, bazı sefih alimlerin içine düştüğü İblis’in bir hilesidir.
Allah’ın adı için soruyorum; Süfyan(r.a.) bugün hayatta olsaydı, Müslümanların Afganistan’ı işgal eden ABD ordusunda yer alabileceklerini söyleyen şu alimler(!) için ne söylerdi? Ya da şu 11 Eylül’de ölenlerin masum olduklarını söyleyen, hatta onlar için bağışlanma dileyenler için? O ve selefin diğer alimleri, sessizce duran ve bugün cihadın farz-ı ayn olduğuna dair fetva vermeyen bu alimler için ne derlerdi?
Peki ya İslam topraklarında kurulmuş, Müslümanlara karşı operasyonların yürütüldüğü Amerikan askeri üsleri hakkında ne derlerdi? Ya da Arap limanlarından ve denizlerinden geçen Amerikan savaş gemileri hakkında? Ve Arap yöneticileri tarafından istihbarat, yiyecek ve yakıt desteği alan, hatta bu yöneticilerin, mücahidlerin kendileriyle savaşmasını dahi engelledikleri Amerikalılar tarafından katledilen milyonlarca Müslümanı görselerdi ne derlerdi?
Öyleyse selef bunlara kafir hükmü vermez miydi? Mücahidleri öldürmeleri ve aşağılamaları için fetva verirler miydi? Bu yöneticilerin yanında mı yer alırlardı?
Süfyan(r.a.), şeriatla hükmeden ve kafirlerin diyarlarını zapt etmek için ordu gönderen yöneticilerin kusurlarını eleştirdi. O, bunu öyle bir boyutta yaptı ki onlardan gizlice Mekke’ye, bir rivayete göre Yemen’e hicret etmek zorunda kaldı. Daha sonra ömrünün sonuna kadar ravilere gizli şekilde ilim öğretti. Bu yüzden O’nun cenazesi, yerel halk için büyük sürpriz oldu.
O ki İmam Ahmed bin Hanbel’in kendisinden şöyle bahsettiği Süfyan es-Sevri’dir:
“Biliyor musunuz imam kimdir? İmam, Süfyan