Garsona on şilinlik bir banknot verdim ve para üstünü getirmeye gitti. Cüzdanımda on şilinlik bir banknot daha vardı; para, gözüme ilişmişti çünkü cüzdanımın kendiliğinden on șilinlik banknotlar üretme gücü hâlâ nefesimi kesen bir durumdu. Cüzdanımı her açtığımda onları orada buluyorum. Toplum bana aynı soyadı paylașmam dışında hiçbir ilgim olmayan halamdan kalan belirli miktardaki kâğıt parçaları karşılığında tavuk ve kahve, yatak ve kalacak yer veriyordu