"Gurur ve gösteriş farklı şeyler ama sık sık aynı anlamda kullanılıyorlar. İnsan gösteriş düşkünü olmadan gururlu olabilir. Gurur daha çok kendimizle ilgili görüşümüze bağlıdır, gösteriş ise bizim hakkımızda başkalarına ne düşündürtmek istediğimize."
Gotik roman türünün ilki olmasını anlayabiliyorum ama yazarın ilk paragraftan sizi detaya boğması daha kitabın başında odaklanmanızda zorluk çıkarıyor. Şunu da kabul etmek gerekir ki aynı zamanda kendini okutturan da bir kitap. Her şey bir anda oluyor bir anda bitiyor. Elimden geldiğince dönemin şartlarına göre değerlendirmeye çalışıyorum ama bir karakter hariç diğer karakterlerin hiç düşünülmeden yazılmış olmasının hiçbir mantıklı açıklamasını göremiyorum. Hani diyalogların yapaylığını geçtim o dönem için çok fazla unvan kullanımı ve yerini bilmekle alakalı nutukları falan anlayabiliyorum. Gene de bence bunlar kitabı yüzeyselleştiriyor.
---------------------------------
SEVDİKLERİM
-Gotik bir romanda aradığımız en temel şey bize verilen atmosferdir. Bu roman da bence atmosferi aktarmada başarılı. Bundan kastım şato hissiyatı, hizmetliler gibi unsurlar.
-İşlenen temalardan biri de tiranlıktı bence. O kadar iyiydi ki bu yüzden sinirlenip kitabı yumruklamak istediğim oldu.
-Her ne kadar eski bir roman olsa da yukarıda da belirttiğim gibi kendini okutturabiliyor. Basit bir anlatım sunuyor.
---------------------------------
SEVMEDİKLERİM
-Karakterlerin derinliği yok. Dediğim gibi hiç düşünülmeden yazılmışlar. Bir sayfada karakterin kişiliğini az çok anlayabildim derken bir sonraki sayfada kendiyle tamamen alakasız, çelişen bir şey yapabiliyor.
-Bu kitapta gizem denilen şey yok. Genellikle jump scare gibi ani şeylerle sizi şaşırtmaya çalışıyor. Bu benim pek hoşuma gitmiyor. Genellikle Daphne du Maurier'in Rebecca kitabındaki gibi kademeli olarak o gizemi hissettirmesini seviyorum. Bu roman o konuda başarısız.
-Kısa olduğu için her şey oldu bittiye getiriliyor. Zaten karakterleri anlayamamamız, olayların birbiri ardına hızlıca gerçekleşmesi bundan kaynaklanıyor.
Otranto ŞatosuHorace Walpole · Can Yayınları · 20202,617 okunma