İnsan yalnız yaşadığı andan itibaren kendi geçmiş yaşantısıyla ilgili konuların yükü altında ezilir. Bu yük onu sersemletir. Bundan kurtulmak için de bunun bir miktarını onu her görmeye gelenin üstüne sıvıştırır, bu da bu sefer onların canını sıkar. Yalnız olmak demek ölüme yönelik alıştırmalar yapmak demektir.
Boşuna debelenmeyin, beklemeniz yeterlidir, nasıl olsa her sev er geç sokakta sıfırı tüketmeyecek mi? Aslında tek anlamı şey de odur. Başka söze ne hacet. O bizi bekliyor. Eninde sonunda, bir karar verip ineceğiz sokağa, aramızdan yalnızca biri, ikisi, üçü değil, topumuz. Öyle dikilmiş önünde mırın kırın ediyoruz, ama korkunun ecele faydası yok.