Su, ekmek ve giysi değerliydi, bunların dışında her şey lüks sayılırdı. Bugün, lüksler temel oldu: arabasız, televizyonsuz ve çamaşır makinesiz bir ev yoksul sayılır; su, ekmek ve giysi kamu hizmeti statüsünde.
Klimalı odalarda mevsimleri görmezden gelen ve gecelere elektrik ışığıyla meydan okuyan modern kentlilerin aksine, bahçeyle uğraşanlar bilgedir: onlar doğaya karşı savaşmayı bırakmış ve onunla birlikte çalışmaya karar vermişlerdir.
Çevrimiçi çağ, arkadaşlığın neredeyse alınıp satılan bir mala dönüştüğü tek dönem değil, ama insanın değerini bu denli küçültmek bizi yeni ve korkutucu bir aşamaya götürmüyor mu?