Her cümlede Rus edebiyatı etkisini hissediyorsunuz. Puşkin'in bu kitabını elinize aldığınızda sizi alıp bitime götürüyor.
Kitap otorite, iktidar, savaş, kaosu çok çok iyi işliyor. Aileyi
sorgulaması ise baba rolü ile şekillenmiş. Hep erkeğin, babanın dediği oluyor. Diğer taraftan savaşın yarattığı şiddet, zulüm, yıkımın yanında ihanet, iki yüzlülük, kişilik tahribatı, yozlaşma çok iyi konmuş.
Yazar iyi ve yerinde iyilik yapıldığında mutlaka bu iyi olmanın etkilerini asla göz ardı etmiyor.
Çok sürükleyici, okumak çok bir tercih olacak.
Kitap harika öykülerden oluşuyor.. .
Bence tüm öykülerin aynı mekanda geçiyor olması ayrı bir özellik ve ilgi katmış.
Çelişkili, çarpışık, uzlaşmaz her davranışını alt yapısında bir sosyolojik altyapı vardır. Kitapta bunlar bolca işlenmiş.
Hayatın doğal, normal akışı çok çok iyi irdelenmiş. Politik, kültürel, ekonomik ve psikolojik ortamların insan yaşamı üzerindeki etkileri sade ve yaşanılabilir olasılıkları yansıtan biçimde anlatılmış.
Her öykü başlı başına bir yaşam, ama diğer öykülerle yani diğer yaşamla ilişkili. Kitabın bir çok yerinde kötülük, iyilik, ve doğru, yanlış hepsi iç içidir, yaşamda canlı kaldığımız sürece bu böyle sürer.