İmtihan yeriydi dünya. Ama biz dünyanın sağlayacağı imtiyaza,ayrıcalığa, üstünlüğe kandık. İmtihanın neticesine değil de kendisine odaklanmaktı bu. Perdeye takılmak, hakikati görememek. Evet, dünya gözümüzü alıyor, kamaştırıyor. Şaşı kalıyoruz. Şaşırıyoruz. Şaşmak yani ne yapacağımızı bilemez duruma düşmek. İmtihanda şaşmak, imtihanı şaşırmak. Dünya şaşma yeri, imtihanımız şaşırmamak üzerine kurulu. Biz, koca bir yanılgıyla yanıyoruz.
Zâhire değil de bâtına; iltifata değil de marifete; fiile değil de fâile yönelsek. Ama dünya, dünyalığını yapacak ve bizi uzaklaştıracak. Hep o şâşaaya, o güzele kanacağız. Ve bir bilinmezlik menziline konacağız. Aşkın tecelli yeri sanılacak dünya ve Hamâmîzâde İhsan gibi söyleyeceğiz: “Izhârı da izmârı da aşkın müşkil / Bilmem ki ne halt etmeli şaştım kaldım”
Ali Bal