Yolda giderken sağa dönecekken sola dönmek, ayağımız bir taşa çarptığı için gideceğimiz yere on saniye gecikmek, bir martıya bakarken birisine çarpmak, bir yerde çişimizin gelmesi, bu hiç değeri yokmuş sanılan küçücük olaylar bütün bir yaşamımızın gidişini değiştirebiliyor, oluşumumuzu, geleceğimizi başkalaştırabiliyor.
Biz gözü yaşlı insanlarız; sevinir ağlarız, üzülür ağlarız, kahrolur ağlarız. Mizahımız da bundan ötürü, gözyaşlarından süzülmüş birkaç damla kahkahadır. Ahmet Rasim'lerin yetiştiği o sıralarda biz böyle yetiştik; siz gülerek yetişin çocuklar!..