Yakın geçmişteki savaşlara, trajedilere, direnişe, umuda, canım Saraybosna'ya değinip bu kitlesel travmaları aktarırken bir yandan kişisel travmalara, psikolojik rahatsızlıklara, aile dinamiklerine, ölüme, yasa ve daha bir çok şeye değinen, yaralara dokunan, harika bir dil ve anlatımla bezenmiş, küçücük ama şahane bir kitap bu!
Kurgusu öyle güzel örülmüş ki elimden bırakamamak ve bitmesini istememek arasında kalarak okudum. Velhasıl iyi ki okudum güzel izler bıraktı bende.
Hafıza ne kadar kendinden eminse, o kadar yalan söylüyordur. Hatırladığımız şey, parçalara ayrılmış, çarpıtılmış ve sonra tekrar bir araya getirilmiş gerçek anı parçalarıdır.
Büyülü bir atmosfer, çekici bir konu, konu ve işleyiş olarak akıcı bir kitap genel olarak beğendim ancak çevirisinden kaynaklı mı orijinal dilinde de bu şekilde mi bilememekle birlikte, çevirisini bazı kısımlarda pek beğenmediğimi okurken beni yer yer rahatsız ettiğini ve o akışı bir ölçüde bozduğunu belirtmeliyim.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu. Unutmanın genel teorisi kitabını okumuştum öncesinde. Onu da çok beğenerek okumuştum dili daha iyiydi okurken bu kitapta hissettiğim kesilme ve rahatsızlığı uyandırmamıştı bende. O kitapta da izolasyona çok büyük yer verilmişti ancak buradaki kapanma klostrofobik olmadı ona kıyasla benim açımdan, adanın güzelliğinden ötürü sanırım. Gizemli ve merak uyandırıcı bir okuma denetimi oldu.
Ayrıca çok yazar çok hikaye demek, hikaye içindeki hikayeler de çok lezzet katmış.
Bazı günler bizsiz cereyan eder. Sanki izleyici gibi kenarına yerleşiriz o günlerin. Kalbimizin pompası tam olarak bize ait olmayan bir kanı oksijenle dolduruyor gibidir. Güne devam edebilmek için kendimize iyi nedenler bulmakta zorlanırız. Hiçbir üzüntü duymaksızın sadece bir şeyin sonuna gelmişiz gibiyizdir, öylece uzanır, gözlerimizi kaparız. Kendimizi akıntıya bırakırız. Joaquim'in ölümle ilgili düşüncesi işte tam olarak böyle bir şey. Hangi koşullarda gerçekleştiğiyle ilgili değil de, hissiyle ilgili düşüncesi: Yavaş bir senkronizasyon, kademeli bir hız kaybı. Bununla mücadele etme isteği dışında acı verici hiçbir yanı yok.