Betül Yılmaz

Biz rüzgârda savrulan yapraklarız.rüzgâr olduğumuzu sanıyoruz, oysa sadece yaprağız. Buysa tuhaf değil mi, insanlar olarak kapasitemiz dahilinde yaptığımız her şey özümüzü, yani hayvanî iyice ortaya çıkarmaktan başka bir işe yaramıyor. Öylesine özgüvensiz bir türüz ki durmasına kendimizi inceliyor ve bizi farklı kılan şeyi saptamaya çalışıyoruz. Biz uzayı keşfe çıkan ve geleceği değiştiren, muhteşem, becerikli, meraklı varlıklarız, oysa gerçekte insanoğlunun öteki hayvanlara kıyasla becerebildiği tek şey, hiç yoktan ateş yakabilmek. Göründüğü kadarıyla tek başarısı da bu-tamam, bunun her şeyi değiştirdiği söylenebilir elbette, ama yine de hepsi bu kadar. İki taşı birkaç kez birbirine sürtüp diğer her şeyin önüne geçtik, hepsi bu. Bizi izleyip ogrenseydiler aynısını şempanzeler de yapabilirdi, sonra da bir bakmışız ateşin etrafında toplanıyor, daha soğuk iklimlere göç ediyor, kendi yiyeceklerini pişiriyorlar; buna ne dersiniz?
Sayfa 129·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Onun gibi insanlar var( öyle diyor), aynı anda çok fazla şey hissederek, kördüğümlerle yaşayarak içsel yaşamlarını karmaşıklaştıran, bu nedenle de dışdaki her şeyin basit, sade olmasına ihtiyaç duyanlar.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Gezegeni insan talebinin mutlak, akılalmaz gücü şekillendirdi; bu da her şeyi değiştirdi, ormanları, kutupları, su rezervuarlarını, buzulları, ırmakları, denizleri, dağları, kıyıları, gökleri; hatlarını talebin çizdiği, peyzaj düzenlemesini talebin yaptığı bir gezegen bu.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Açgözlülük politikalarını görür oldular. Büyüme ve el ele geçirme siyasetleri, daha fazlasını elde etme dürtüsüyle milyarlarca dış değer, sömürülecek yeni kaynak bulma çabası; artık aşağıya bakınca görmeye başladıkları şeyler, bunlar. Aslında aşağıya bakmaları da gerekmiyor, çünkü onlar bu dış değer bulma çabasının bir parçası zaten, hem de herkesten çok-iticileri, kalkış sırasında 1 milyon arabaya eşdeğer yakıt harcayan bir roketin içindeler.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Gezegene baktıklarında, haber kaynaklarındaki o pespaye, saçma sapan siyaset pantomiminin sahnelendiği yer olduğuna inanmak, hatta onun izini bile görmek çok zor; bu Pantomim her şeyin olup bittiği o yüce, görkemli sahneye bir hakaret, onun şefkatine bir saldırı adeta; değilse de, dert edilmeyecek kadar önemsiz.
Sayfa 89·Kitabı okudu