Öfkelendiğin zaman düşmanına bunu belli etme. Kelimeler Kullanacağın son silah olmalı. Yapabiliyorsan gülümse ve fırsat kolla. Gülümseme bazen kahredici bir sözün yerine de geçer. Kelimeler, yapmanın tersi birer illettir. Dil dediğin, işi gücü olmayan ahlakların kıt aklının üreme organıdır. Sözler pislik bulaştıran birer böcektir, sinektir, lekedir, zibildir ,leştir, irindir, vızıltıdır… Düşmanına yap; göster ama söyleme. Düşman sesten beslenir. Bu şansı onlara verme. Sus, gülümse ve bekle.
Bunlar kendiliğinden Solacaktı zamanla. Her hatırlayışta biraz silikleşip, yıllar sonra bir bulutun gökteki izi gibi silinip gidecekti.” kötülük iz bırakmaz. Ya günün birinde onlara benzersin ya unutursun; korkulacak bir şey yok hatta acı da iz bırakmaz, kabuk tutar. Kaybolan hoşluklar…
Çok uzak bir yer ya da zamanı uzun uzun bakınca orada bir şeyler ortaya çıkar. Onların tarihi ile bir ilgisi yoktur. Onları Arzularımız ya da korkularımız yaratır. Çok uzaga bakma sakın: yaratırsın! Yaratmaya kalkışma, tükenirsin. Tanrı her şeyi hiçten var eder ama hiç kendisi çok kıymetli bir cevherdir. kimse hiç elinde tutamaz, yanar. Tanrı hariç… Anladın mı? Hadi oyalanma, kervanı yakala.
Sana derim: mağdur, henüz zulmetme şansı olmayana denir. Onlar da kudretli oldukları gün seni incitecektir. Güvenme, inanma, dinleme, dileme, bakma, zannetme, kapılma, aldanma, bakılma, görülme, kaybol, silin. Hepsi seninle oynayacaktır Subala. Herkes kendi kudretince, kendi meşrebince oynayacaktır. Bunu bil. Kuralını bilmediğin hiçbir oyuna oturma.