Bazı gece yarıları uyanır, beni, kendisini seyrederken bulurdu.Yüzümü okşar, burnumu oynatır ya da göğsüme sokulur, yine uyurdu.İçim büyür, içimde dolunay olur, önünden ince bir bulut geçer, bedenim manzaraya dar gelir, burun direğim sızlardı.
İnsan bir kadını severse, o kadın doğrudan doğruya yeryüzünün en iyi kadını olur.Herkes en iyi kadını sever, bu inançtır işte.İnancı olmayan kişi sevemez: Bugün bir kadını sever, önümüzde ki yıl bir başkasını.Böyle adamlar, ruhça kısır bir yaşamı sürdüren serserilerdir.
“Tanrı benim isteğimdir”.Bugün kitabı verirken, bunun ne demek olduğunu sordum.”Bitmemiş bir düşünce,”dedi, kısık gözlerle sayfaya bakarak,”Tanrı benim O’nu bilme isteğimdir, demek istiyorumdur belki”.
Kıskançlık,insanın ruhunu küçük düşürme korkusundan,hor görme,gülünç olma korkusundan doğar belki de.Bir erkeği sikinden tutan kadın değil,ruhunun sikinden tutan kadın tehlikelidir.