Benim içimde, benim için bir gerçekliğim var: kendime verdiğim gerçeklik; sizin içinizde de sizin için bir gerçekliğiniz var: kendinize verdiğiniz gerçeklik; bunlar hiçbir zaman birbirinin aynı olamazlar, ne sizin için ne de benim için.
En büyük çabamı şunun için harcamalıyım: kendimi kendimde görmemek, kendi tarafımdan görülmek, kendi gözlerimle ama bir başkasıymışım gibi: herkesin gördüğü ama kendimin göremediği ötekini.
Gerçekten de alışılmadık, yeni bir biçimde yalnız olmak istiyordum. Düşündüğünüzün tam tersi bir biçimde: yani kendimsiz, bu yüzden de çevremde bir yabancıyla.
Halk arasında kadınlar, çocuğun saçları ensesinde, seninki gibi bir kuyrukçuk biçiminde biterse, ondan sonra doğacak çocuğun erkek olacağını söylerler.