Herkesin korktuğu şey hayata geç kalmak. Halbuki bir acelemiz yok ki, sanki alıp mutluluklarımızı nereye götüreceğiz ki... Yine de insan oldurmak istiyor. Başardım demek istiyor, içindeyken mutlu olduğu karelerin sayısını arttırmak istiyor ve ölümüne korkuyor kendi elinde olmayan yerlerden gol yiyeceğim diye. İnsan acımasız bir canlı, kendi beyni bile çelişkilerle dolu.
Günümüz insanının yaşamını kurutan en önemli etmenlerden biridir geleceği denetleme kaygıları. Geleceğin güvencesiyle uğraşırken yaşanmakta olan anı kaçırıvermek. Oysa biz geleceği yazmaya çalıştıkça gelecek kendini yeniden yazar, gelecek düz bir çizgi üzerinde art arda dizilen olaylar şeklinde tasarlanamayacağı için. Düz çizgi üzerinde tasarılar geliştirebiliriz, ama yola çıkıldığı andan itibaren geleceğin bizimle satranç oynamaya başlayacağını da hesaba katarak.