Bir fidan gibi düştüm toprağa.
Dallarımda özgürlüğün kuşları vardı.
Ne bir korku
ne de pişmanlık...
Sadece kardeşlik
Sadece umut vardı yüreğimde
Bir ses bıraktım rüzgara:
"Yaşasın halkların kardeşliği,
Kahrolsun zulüm,
Yaşasın tam bağımsız yarınlar!"
Biliyorum
bir gün her darağacı
bir gül bahçesine dönüşecek,
ve biz yeniden
güneşle buluşacağız.
Bir gül düşer avuçlarıma,
Kan kırmızısı,
Sürgün kokusu taşır her yaprağında.
Bir şehir susar ardımda,
Tüm duvarlar kulağımda yankı,
ve ben
özgürlüğün adını fısıldayan
yalnız bir yolcuyum
Gökyüzü yaralı bir güneş gibi
doğar içime,
ama biliyorum
her karanlığın ardından
umut yeniden filizlenir.
Mezopotamya topraklarında