Kendi ayaklarıyla size gelen bir kadını bir kenara mı atardınız, onun kırılgan, sersem yüreğine utanmaz, alaycı gözlerle mi bakardınız?Onu böyle elinizin tersiyle iter miydiniz?
Çıplak ve soğuk dört taş duvar arasında, ayaklarım özgür olmadıktan, gözlerim ufku gormedikten sonra, bütün günümü kapının gözetleme deliğinden karşısındaki kasvetli duvara düşen beyaz lekenin yavaşça ilerleyişini gahriihtiyari seyretmekle geçirirken ve az önce anlattığım gibi cinayet suçu ve ölüm cezasından başka hiçbir şeyi düşunmezken, bu dünyada artık yapacak hiçbir şeyi olmayan biri olarak söyleyecek bir sözüm var mı?