Beni anlayan yoktu,
Sen bile…
Belki de en çok sen anlamıyordun artık.
İçimde boğuk bir sessizlik vardı,
Sorular cevaplardan çoktu,
Ve tek bildiğim şey:
Ben seni hâlâ oradaymışsın gibi seviyordum.
Her şey karmaşıklaşmaya başladı,
Kalbim,
Hem ona gitmek istiyordu hala,
Hem de artık biraz kendine dönmek.
Çok sevmek,
Bazen kendinden vazgeçmekle eş oluyor.
Ve ben ne zaman susmayı öğrendim,
İşte o zaman en çok kendime yabancılaştım.
Kısa sürdü ayrılık,
Ama ciğerimde derin çizikler bıraktı.
Göğsümde taş gibi,
Bitmez tükenmez sancılar bıraktı.
Çok çabaladım, çok uğraştım sevdiğim,
Elimi açtım, avuçlarımı kanattım.
Sende aradım emeğimin karşılığını,
Seni bende tamamladım.
Şimdi bitkin düşmüşüm, yorgunum,
Kalbimde yaşlanmış bir yel değirmeni.
Ne fırtınalar geçti benden,
Ne tufanlar devirdim içimde sessizce.