Ben Marksist-Leninist’ im ve hayatımın bitimine kadar da böyle kalacağım...
Fidel Castro yaşamı boyunca inandığı ideolojiyi savundu ve bu ideolojisini yönetim şekline de yansıttı. Aslına bakarsanız Fidel’i hükümete karşı devrim yapmaya iten kuvvet de işte bu ideolojiydi... Marksizm-Leninizm...
Talebeler ve askerler de ülkenin savunulmasında görev aldıkları için birer emekçidirler. Öğretmenler öğreten, doktorlar da hastaları tedavi eden emekçilerdir.
Sosyalist devlet; emekçilerin, kol ve beyin işçilerinin devletidir”
İşçi sınıfı yaratıcıdır; bir ülkede maddi rahatlığın gerektirdiği her şeyi üretir. İşçi sınıfı; iktidarda olmadığı ve iktidarın sömürücü toprak sahiplerinin, haksız kazanç sağlayanların, tekellerin, menfaatçilerin elinde kalmasına müsaade ettiği sürece fakir bir hayat sürmeye mahkûm olacaktır...”
Ne zaman biri tüm bu özgürlükleri elimizden alma ya kalksa ya da en ufak bir müdahalede bulunsa kızıl ca kıyameti koparmıyor muyuz? Eğer koparmıyorsak, susup oturuyor, yavaş yavaş sahip olduğumuz hakları unutuyor ve bulunduğumuz kabın şeklini kolayca alı yorsak büyük bir yanlışın içinde olabiliriz. Birey olma nın, benliğin, insanlığın temelindedir özgürlük...