İnsan düzlemine maymunlar (kirada) dünyasıdan yola çıkılarak ulaşılmıştır; maymunlar dünyasında kavrayış (kays) ve algı (idrâk) ile karşılaşılır, ama henüz düşünme (reviyye) ve düşünce aşamasına varılmamıştır. Bu bakış açısından, ilk insan düzeyi maymunlar dünyasından sonra gelir: bizim gözlemimiz burada durur.
Kıyı bölgelerinin sakinleri biraz güneylilere benzerler. Onların iklimi, ışığın ve güneş ışınlarının deniz yüzeyi üzerinde kırılması nedeniyle çok daha sıcaktır. Demek ki onların ısıya borçlu oldukları -neşe ve hafiflik gibi- nitelikleri soğuk ve dağlık ülkeler insanlarınkinden daha çoktur. Bu, göreli olarak, Dünyanın III. Bölümündeki Cezayir (Jarid) insanlarında da saptanabilen bir durumdur. Burada ısı, ovaların ve kıyı şeridi tepelerinin güneyinde kuvvetlidir. Buna başka bir örnek de Mısır'dır. Mısır da hemen hemen Jarîd ile aynı enlem üzerinde bulunur. Mısırlılar da neşeleri, hafiflikleri ve tasasızlıklarıyla dikkat çekerler. Onlar, hiçbir zaman önceden yedeklik yiyecek edinmezler, ne bir aylık ne de bir yıllık, (günlük) alışverişleriyle yetinirler. Buna karşın, Mağribde Fas (Fes), karasal bir nitelik taşır ve soğuk tepelerle çevrilidir.
Fez sakinlerinin kafaları gelecekle daha çok meşgul ve hüzünlü bir havaları vardır. Bir Faslı istediği kadar yıllarca sürecek buğday depolasın, gene erkenden pazara gidecek, depoladığı buğdaya dokunmamak için o gün kendisine gerekli buğdayı pazardan satın alacaktır. Bu çeşitten şeylere biraz da her tarafta dikkat edilirse iklimin karakterler üzerindeki etkisi saptanır.