Aliye

Aliye
Bense kendi içimde yuvarlanıp gidiyorum.
Târîh-i Kadîm'e Zeyl
Molla Sırat'a Ben ki üç beş pulu tercihinden Pirotestanlara zangoçluk eden Şâirim... Zîver-i Kürsî-yi Yakîn, Şâir-i müctehid-i dîn-i mübîn, Hazret-î Molla Sırât’a ebedî İhtirâmâtımı takdim ile bî- Bî-tereddüd diyorum: "Zangoçluk" Lûtf-ı tavsifine şâyân olduk; Lâkin aldanma sakın üstâdım, Ben de bir parça muvahhid zâtım. Bana anlatma o ra’nâ dîni; Bilirim ben de senin bildiğini. Okudum ben de kitâb-ı gaybı; Dinledim ben de itâb-ı gaybı. Ben de sizler gibi câmi' câmi' Dolaşıp Hâlik’e oldum râki’. Şevk-i cennetle hayâlim meşgûl. Yüreğim havf-ı cehennemle melûl; Ben de tırmandım ulu tubâya; Ben de çıktım Mele’i- a’lâ'ya; Ben de âşıktım ezân nağmesine; Bir koşardım ki o Allâh sesine! Ben de teşbih ü duâ, savm ü salât, Hepsini, hepsini yaptım heyhat! Çünkü telkinlere aldanmıştım, Kandığın şeylere hep kanmıştım. Bilmeden, görmeden îmân ettim. Nefsimi dînime kurbân ettim. Sevdim Allah’ı da, Peygam-ber’i de;
Reklam
Olmayan o kadar çok şey vardı ki, olanlar da arada kaynadı gitti.
Sanıyorlar ki evden çıkınca hiç düşünmüyoruz biz onları. Sen çıkıyorsun evden, varlığın bir yere gitmiyor ki... O mutfak masasında oturup kalıyor, hayalet gibi.
Bazen gelirdi beklenenler, bazen gelmezdi. O zaman kapı tekrar kapanırdı. Böyle bir kalp kırıklığıyla nasıl baş eder insan, aklım almazdı.
Gönüller bir. Orada da olsan, burada da olsan, gönüller bir. Ben hep seninle değil miyim?
Reklam