Alize

Puan vermedi·360 syf.··
2020 4. kitabı
•Anne Frank’ın satırlarını okurken tüm o acıları içinizde yaşıyorsunuz çoğu zaman çok az bahsetse bile. Savaşın ne zaman biteceğini bilmeyerek bir yere kapalı kalıp saklanmanın ve sizi ölümün beklemesinin nasıl bir his olduğunu hayal etmeye çalışıyorsunuz. Dışarıya çıkmanın imkansız olduğu saklanmanın yeterli olup olmayacağı belli değilken. Bu düşünce bile insanın psikolojik sağlamlığını yerden yere vuruyor olsa da her gün uyanıp günlük meşgaleler bulmalı ve yaşamak için umut dolu olmak zorundasınız çünkü Arka Ev’de hayat devam ediyor. •Anne Frank’ın on üç yaşından on beş yaşının başlarına kadar yazabildiği ve içini açtığı günlüğünde ergenlik döneminde yaşadıklarını gözlemleyebiliyor kendini keşfettiğini ve geliştiğini görüyorsunuz.Düşünceleri yaşının oldukça ilerisinde; sevgi,düşmanlık,kadın hakları,cinsellik. Bu konularda kitaplardan öğrendikleri dışında kendi görüşleri vardı. Betimlemeleri özgün, gözlemleri yerindeydi. Edebi yönü çok kuvvetli gelişme göstermekteydi, hikayeler yazmakta ve gazeteci olmak istemekteydi. Haklıydı, kendini yazarak çok iyi ifade ediyordu. •Bu Anne Frank’ın günlüğüydü 4 Ağustos 1944’te saklandıkları yerde yakalandıkları günden üç gün öncesine kadar yazdığı.Ölmek zorunda değildi tıpkı diğer Yahudilerin de ölmek zorunda olmadığı gibi.
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Epsilon Yayınevi · 20238,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·474 syf.··
2020 1. kitabı
Hüseyin Rahmi’nin Şıpsevdi’si. Eserin adını ilk defa üniversite sınavı için edebiyat çalışırken duyduğumu söylemeliyim öncelikle. Bu yıl kitaplığımızda görünce babamın önerisiyle başladım bu kitaba. İlk başlarda roman hiç akıcı gelmedi biraz kendimi zorlamasam mutlaka okumaktan vaz geçerdim. Devam ettikçe kitabı sevmeye başladım. Ama yine de çok uzun zamanda ara ara okuyarak bitirdiğimi itiraf etmeliyim. Yazar karakterlerden bize bahsederek anlatıcı rolünü üstleniyor ilk sayfalarda. Bu yönüyle yani romanda anlatımı bölerek kişilerle ilgili kendi tahlillerini dile getirmesi açısından Ahmet Mithat Efendi ile paralellik gösterdiğini gördüm. Halk dilini kullanmaya özen göstermiş ve o dönemi romanında yansıtmış. Roman çokça diyalog içiriyor. Ayrıca birçok yerde güldüğümü hatırlıyorum benim için mizahi yönü yüksek olan bir romandı. Şark ve batı karşılaştırması yapılan bölümler çok gerçekçi ve günümüzde de geçerliğini koruyan türden çıkarımlardı. Hüseyin Rahmi ‘’sokağı edebiyata getiren sanatçı olarak’’ geçmekte ve bu romanında da bunu açıkça görmek mümkün.
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Everest Yayınları · 20153,406 okunma