"Bir de oturmuş aşkın saçma olduğunu anlatıyorum. Ben de en az aşk kadar saçmayım. Diyeceksin ki seni aşk saçma biri haline getirdi. Doğru ama ben de direnemedim. Asıl tutarsızlık bende. İnsan aptalca,anlamsız bulduğu bir tutkunun peşinden gider mi? Bak gidiyorum işte. Hâlâ onu arıyorum... Kafam karışık, canım yana yana gecenin bir yarısında bu bara geliyorum,ondan bir iz bulabilir miyim diye..."
"İnsanların mutluluğu aradıkları için âşık olduklarını sanmıyorum. Aşk,bana imkânsıza ulaşma çabasıymış gibi geliyor. Erişilmez olana dokunmak için imkânsızlıklar içinde debelenip durmak..."
Acılar,sancılar,kıskançlıklar,kendini,yemeler,boş umutlar,boş hayaller... İşte aşk tam olarak bu. Artık bunu kavradım. Benim anlayamadığım,böyle olduğunu bile bile bu yutturmacata,aldatmacaya inanmamız. Bu tuhaf kandırmacanın içinde yer almak için yanıp tutuşmamız."