Kül

O halde hemen şimdi bariyerleri kaldıralım, bizi biz ol­maktan alıkoyan örtüleri, maskeleri, perdeleri indirelim, bizi kafese hapseden çelik çubukları kıralım. Milletin imtihan saatinde TV karşısında, para karşısında, makam ve mansıp karşısında uyuyakalanlardan olmayalım. Sıradan insanların ufak dokunuşlarıyla, gelin tarihi değiştirelim. Saint-Exupery, "Hiç kimse, hem sorumluluk hem de umutsuzluk hissine aynı anda kapılamaz" demiş. Ne güzel söz!
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kaygı, panik halini aldığında insanın etrafındaki gerçekliği algılamasını zorlaştırır, onu kim olduğu ve nereye gittiği soruları karşısında cevapsız bırakır. Oysa bu bir sinyaldir. Mikroplu bir hastalığa yakalanmış bedenin nasıl ateşi yükselirse, kaygı da ruhsal aygıtımızda bir şeylerin yolunda gitmediğini gösterir.
Kişi, kaygıyla baş etmek için farkındalığı çoğaltmalıdır. Kendisinin farkına varmalıdır, kendi iç güçlerinden, kendi imkanlarından hız alabileceğini ve bu şekilde kaygıyla başa çıkabileceğini fark etmelidir. Ne kadar kendimizin bilincin­de olursak, kaygıyla o kadar başa çıkma gücümüz olur.
Kişi kendisiyle yüzleşmekten mut­lu olmaz, farkındalık kaygıyı çoğal­tır. Ama kaygıların başı anlamsızlık kaygısıdır. Bütün anlamları anlam­landıran bir anlam isteriz; bu dün­yadaki varoluşumuzu açıklamak, deryalar içre bir katre olmanın da­yanılmaz uçuculuğunu gidermek isteriz .