📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kopernik, Gelileo, Kepler ve Newton sayesinde Güneş Sistemi’nin gerçek işleyişini fark ettik. Ardından teleskobu icat ettik ve bu sayede Satürn’ün ötesindeki gezegenleri keşfettik. ABD ve SSCB arasındaki uzay yarışı sayesinde uzaya çıkabildik. Fakat günümüzde uzak galaksiler hakkında birçok bilgi edinebilmekteyken, hemen dibimizde bulunan Mars’taki sıvı halde bulunan denizin keşfini neden ancak 2020’de yapılabildiğini, Güneş Sistemi’nin en dış gezegeni Planet X’in halka neden hala açıklanmadığını, yeterince sorgulamadık.
Sümer, Mısır, Akad, Asur ve Babil gibi uygarlıkların yazılarını çözdük ve tarihimiz yeniden yazıldı. Ancak tarihi hep kazananların yazdığını, gerekli görmedikleri yerleri sümen altı ettiklerini düşünmedik.
Ardı ardına gelen bilimsel keşiflerle teknolojimiz her on yılda öncekini iki, üçe, beşe katladı ancak bu keşiflerin ve teknolojilerin ilk nasıl ortaya çıktıkları sorusuna yeterince zaman ayırmadık.
Çok kısa sürede hücreleri, çekirdekleri, kromozomları, DNA’yı ve genleri öğrendik. Yaşamın hücrelerdeki kromozomlarımızın ucunda bulunan telomer denen küçük parçalarla ilgili olduğunu fark ettik. Ancak DNA kodlarını, hurda genler ve insan genomunun sırlarını tam olarak çözemedik. Neden insandaki genlerin yüzde 97’sinin protein sentezi yapmadığını, şalterin neden kapatıldığını henüz algılayamadık.
Big Bang’i öğrendik ve büyük patlamadan arta kalan gürültü denilen kozmik mikrodalga arka plan ışıması sayesinde yaradılışın o ilk anlarında neler olduğunu artık tahmin edebilir noktaya geldik. Ancak Güneş Sistemi’nin oluşumuna kadar yaklaşık sekiz milyar yıldır var olmuş olan evrenden neden Zeki bir yaşam formuna ait bir radyo sinyali bile alamadığımızı açıklayamadık, derin uzaydaki uzaylı ırklarıyla mesajlaşmaya henüz başlayamadık.