Hammurabi, yazıtında, tanrıyı Sami dillerinde “Güneş” anlamına gelen Akkadca ismi Samaş ile çağırır. Dolayısıyla, bilginlerce Utu/Samaş’ın Mezopotamya Güneş Tanrısı olduğu varsayılmıştır.
Türklerde ayazit, Romalılarca Venüs; Yunanlılarca Afrodit; Kenanlılar be ibranilerce Astarte; Asurlular, Babilliler, Hititler ve diğer kadim halklarca İştar veya Eşdar; Akkad ve Sümerlilerce İnanna, İnnin veya Ninni diye bilinen ve diğer birçok lâkabı ve sıfatı olan İnanna tüm zamanların Savaş ve Aşk Tanrıçasıdır. Babası Ay Tanrısı Sin, annesi Ay Tanrıçası Ningal’dir. İkiz kardeşi Samaş ile birlikte yeni nesil Sümer tanrıları içinde parlak üne sahip olan İnanna, dedesi Enlil’in de en sevdiğidir. Tabletlerde en çok adı geçen Anunnakidir.
Gittiğiniz bir cenaze töreni ve ölünün mezara gömüldüğü sahneler belki de siz dahil herkes için bir simülasyondur. Herkes kişiyi öldü sanırken belki de o bir uzay gemisinde yeni hayatına doğru yol alıyordur; yüksek frekansta yaşanacak ve diğer insanlara rehberlik edeceği belki de elli bin yıllık hayatına. Belki de bilinç aktarımını çözen Anunnakiler bu kişilerin bilinçlerini başka bedenlere taşımakta ya da bu kişilerin DNA sistemini yeniden yapılandırıp gençleşmek suretiyle otuzlu yaşlara geri getirmektedir. Bunların hepsi tahmindir ama bazı insanların ölmeyip sadece gittiği gerçeği de ortadadır. İlyas ve bizim kültürümüzde Kaz Dağlarında yaşayan Sarıkız, bunun gibi binlerce örneğin arasındadır.