📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitabımıza bilim ve teknoloji çağının belki de en temel varoluş sorgusu olan “İnsan mı simülasyon yoksa evren mi ?” Sorusuyla başladık. Kesin bir cevaba ulaşamadık, öte yandan Nanoteknoloji konusunda bizden çok ilerideki bir dünya dışı türü olan Anunnakilerin, Homo Erectus’tan Homo Sapiens’e geçişte katalizör görevi gördüklerini, sonra da genlerimizle pek çok kez oynayarak bugünlere kadar gelmemizi sağladıklarını önerdik. Önceleri insan yaşamının uzatıldığını, sonradan maksimum 120 yıla indirildiğini; bunun da genler aracılığıyla yapıldığını söyledik. Süper insan “Adapa” modelindeki genlerin yakın zamanda %97 oranında blokaja uğradığını ve şu anki hurda genleri oluşturduğunu açıkladık, uyananın da bu hurda genler olduğunu ekledik. İşte hiçbir geni uyanmayan ve “Dünya’daki bir şeyler yanlış, bize bilgi diye verilenler eksik.” Demeyen büyük kitle (avam) için kadere biat anlayışı muhteşem bir hediye olmuştur.
“Tanrılar insanoğlunu yarattıklarında ölümü insanoğluna verdiler.
Yaşamı kendilerine sakladılar. Bu senin kaderindir.
Hala yaşıyorken yaptığın şeyler, değiştirebilip etkide bulunacağın şeyler ise senin kısmetindir.
Tadını çıkar ve kısmetinden alabileceğini almaya bak.
Karnını doyur, Gılgamış;
Gündüz ve gece eğlen, mutlu ol !
Her bir gün, bir mutluluk düğünü yap;
Gündüz ve gece, dans et ve çal !
Giysilerin parıldasın tertemiz,
Başın yıkansın, suda yıkan.
Elini tutan ufaklıkla ilgilen,
Eşin senden memnun olsun,
Budur insanoğlunun kısmeti.”
Yaşam boyu vermiş olduğumuz kararlar bizim kararlarımız mıydı ? Verdiğimiz kararları değiştirme özgürlüğümüz var mıydı yoksa yolumuz zaten belli miydi ?