Muhteşem Gatsby, geçmişini yeniden yazmaya çalışan bir adamın ve bu uğurda kendini yavaş yavaş yok edişinin hikâyesi. Nick Carraway’in gözünden, 1920’lerin parıltılı ama çürümüş Amerika’sında; zenginlik, sınıf farkı, aşk, umut ve yanılsama iç içe geçer. Gatsby’nin Daisy’ye duyduğu aşk ise yalnızca bir kadına değil, kaybedilmiş bir zamana ve hayal edilen bir hayata duyulan özlemdir.
Gatsby, olağanüstü bir umut etme yeteneğine sahip, muhteşem bir romantiktir. Umutları o kadar güçlüdür ki geçmişine doğru sürüklenerek akıntıya karşı durmadan kürek çeker. Genel tablonun hiçbir şekilde farkında değildir. O, geçmişi yeniden yaşayabileceğine gerçekten inanan bir aşıktır. Erkek karakterler arasında, Gatsby kadar kusursuz bir kadını seven başka birine rastlamadım.
Geçmişin izini sürerken, aslında geçmişte yaşanan bir aşkı zihnimizde ne kadar kolay ve ne kadar saçma biçimde yeniden kurduğumuzu, kendi yanılsamalarımızı nasıl beslediğimizi görüyoruz.
Ve Nick için tek bir şey söyleyebilirim: Hayatta herkesin böyle bir dostu olsa keşke. Ve Daisy… Gatsby için diken telleri olmayan, kusursuz Daisy; herkes için ise oldukça sıradan bir kadın.
Muhteşem Gatsby’yi film olarak ilk çıktığında izlemiştim. Filmin görsel ihtişamı, kurgusu ve oyunculukları muhteşemdi. Elbette Leonardo DiCaprio’nun performansı bambaşka bir seviyedeydi. Hem o hikâyeyi tekrar kafamda döndürmek hem de kitabın içsel derinliğini anlamak için okumaya karar verdim.
Öncelikle şunu gördüm ki kitapla film, çok ufak tefek dokunuşlar dışında birebir örtüşüyor. Filmdeki en sevdiğimiz replikler dâhil, her şey kitabın içinden çıkmış gibi. Ne filmde bir eksiklik kalıyor ne de kitapta.
Bana hangisi derseniz… Kitaba on üzerinden on vermeme rağmen, Leonardo’nun o karakteri canlandırmasını izlemiş olmak için film derim.
Bu hikâyeye
Muhteşem GatsbyF. Scott Fitzgerald · İletişim Yayınları · 201426,9bin okunma
“Sizi hiçbir zaman sevmedi, duyuyor musunuz?” diye bağırdı. “Sizinle sadece ben yoksul olduğum için ve beni beklemekten bıktığı için evlendi. Bu korkunç bir hataydı ama o benden başka hiç kimseyi yürekten sevmedi.”