Alper Turgay

Alper Turgay
Aylak Adam
Lisans
Balıkesir - İstanbul
Ayvalık, 8 Haziran 1986
2261 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
Aynı Duygunun İzinde
8/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 09:34
Şiiri hep sevmişimdir. Çok şiir okudum demek istemiyorum çünkü şiir sayıyla ölçülen bir şey değil. Ve açıkçası ikinci defa bir şiir kitabına inceleme yazıyorum. Çünkü şiirin duygusunu, insanda bıraktığı izi nasıl anlatmak gerekir, bunu ben de tam olarak bilmiyorum. Yıllardır farklı yazarların, farklı şairlerin pencerelerinden dünyaya bakmaya çalıştığımı söyleyebilirim. Buna rağmen şiirlerde beni en çok etkileyen şeylerden biri hep aynı oldu. Şair bir dizeyi yazarken ne gördü, ne yaşadı, ne hissetti bilmiyoruz. Belki bir pencerenin önünde duruyordu. Belki denize bakıyordu. Belki yalnızca bir anıya, bir hayale ya da gerçekten bir kişiye. Ama şiir yayımlandığı anda o pencere artık yalnızca ona ait olmaktan çıkıyor. Herkes aynı şiire başka bir yerden bakıyor. Hatta bazıları baktığı yerin bir pencere olduğunun bile farkında olmuyor. Belki şair denizi anlatıyordur, okur ayrılığı görür. Belki şair bir vedayı anlatıyordur, okur umudu bulur. Belki şair yalnızlığı yazıyordur, okur aşkı okur. Ve bence bunların hiçbiri yanlış değildir. Hatta olması gereken de budur. Ben Mavide Beyaz HalkaMavide Beyaz Halka’yı okurken bunu birçok kez düşündüm. Beni buna iten şey ise kitap boyunca hissettiğim o ortak duyguydu. Okuyacak olanlara sürprizi kaçırmamak adına duygunun kendisini söylemek istemiyorum ama başından son şiire kadar devam eden güçlü bir tekrar hissi vardı. Sanki zihne takılmış ve yıllardır çıkmayan bir düşünce gibi. Şiirler değişiyor, dizeler değişiyor ama o duygu okurun peşini bırakmıyor. Bir süre sonra şiiri okumaktan çok o duygunun içinde yaşamaya başlıyorsunuz. Ve insan ister istemez şunu düşünüyor; belki de bu duygu yalnızca okurun değil, şairin de peşini hiç bırakmadı. Belki bu yüzden şiirler değişse de öz aynı kaldı. Çünkü bazı duygular yaşanıp bitmiyor, insanın içinde kendine bir yer bulup
Mavide Beyaz HalkaAslı Özgür · Cinius Yayınları · 201965 okunma
Reklam
Bir Kitabı Değil, Kendini Okumak
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:01
Bu kitabı okumadan önce, yalnızca genel hatlarına baktığımda bile içinde bana değecek bir şeyler olduğunu hissetmiştim. Okuduktan sonra da bunu farklı bir yerden doğruladım. Hikâye örgüsünü çok sevdiğimi söyleyemem. Karakterlerle her zaman güçlü bir bağ kurabildiğimi ya da onların duygularını tamamen hissedebildiğimi de söyleyemem. Ama bazı anlatıcıların sorgulamaları, bazı duygu durumları ve hayata bakışları beni durup düşünmeye zorladı. Kendi hayatımla bağlantılar kurdum, bazı şeyleri yeniden değerlendirdim. Sonunda bir okur olarak bir kez daha şunu fark ettim: Bazen bir kitap sizi hikâyesiyle büyülemez, karakterleriyle sarsmaz, hatta "harika bir kitaptı" dedirtmez. Ama düşüncelerinizi hiç beklemediğiniz yönlere çekerek zihninizde yeni kapılar açar. Ve bazen bir kitabın bıraktığı en değerli iz de tam olarak budur. Kitap beş öyküden oluşuyor. İlginç olan şu ki, yukarıdaki notu kitabın henüz ikinci öyküsünü bitirdiğimde almıştım. O sırada hissettiğim şey, kitap bittiğinde yalnızca doğrulanmadı; diğer öykülerle birlikte çok daha anlamlı bir yere oturdu. Çünkü bu öykülerde karakterlerin bazen gelişigüzel söylediği bir cümle, insanın hayat boyu peşinden koştuğu bir soruya, bir arayışa ya da bir motivasyona dokunabiliyor. Hayatın içindeki sıradan anlar nasıl bazen yıllarca unutamayacağımız anlamlar kazanıyorsa, bu öyküler de aynı şeyi yapıyor. Büyük olayların, şaşırtıcı kurguların ya da dramatik kırılmaların peşine düşmek yerine son derece sade akıyor. Fakat tam da bu sadeliğin içinde okuru hazırlıksız yakalayan düşünceler bırakıyor. Kitabı bitirdiğimde yazarın aslında yalnızca beş öykü anlatmadığını düşündüm. Bir bakıma okurluk üzerine de konuşuyordu. Çünkü herkes aynı kitabı okumuyor. Aynı sayfalara bakıyoruz belki ama herkes kendi hayatını, kendi eksikliğini, kendi
Duygu ve Düşünce
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,666 okunma
Başka Bir Yerden Tanışmak
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 12:39
Bu tam olarak bir inceleme değil. Çünkü ilk defa bir kitabı hem okur hem de onu yazan kişi olarak anlatıyorum. O yüzden burada hiçbir şekilde spoiler olmayacak. Daha çok hikâyenin ana temasından, ve her zaman yaptığım gibi okuma rehberi gibi anlatacağım. Aynı zamanda neden bu kitaba 10 puan verdiğimi ve neden sevdiğimi de anlatmaya çalışacağım. Belki bu kitabı hiç okumak istemeyeceksiniz, belki tam tersine kendinizden bir şey bulacaksınız. Ama sonuna kadar okursanız, sadece ArafAraf’ı değil, beni de biraz daha iyi anlayacaksınız. Kitap iki kısımdan oluşuyor. İlk kısımda anlatıcımız Ercan bize kendi hikâyesini anlatıyor.. "Yazarken o kadar etkilenmemiştim ama okurken bir ara o psikoloji bana bile geçti, öyle anlattı ki Ercan" İkinci kısımdaysa anlatıcı değişiyor ve Tanrı gözüyle olaylara daha geniş, daha dışarıdan bir yerden tanık olmaya başlıyoruz. Aynı olayları başka karakterlerin gözünden görmek, bazı şeylerin neden yaşandığını ya da insanların birbirlerini nasıl yanlış okuyabildiğini fark ettiriyor. Özellikle insanların neleri nasıl gözden kaçırdığına bakmayı sevenler için ikinci kısmın farklı bir tarafı olduğunu düşünüyorum. Daha önce incelemelerimi okuyanlar, psikolojik anlatım tarzlarına ve parçalı kurguya olan zaafımı hatırlayacaktır. Birinci kısımda bazen tek bir cümle, küçücük bir olay ya da geçip gidilmiş gibi duran bir detay görüyorsunuz. Ama ikinci kısma geçtiğinizde o küçük görünen şeylerin aslında ne kadar büyük sonuçlara dönüştüğünü fark etmeye başlıyorsunuz. Bir karakterin sıradanmış gibi anlattığı bir davranışın, başka bir insanın hayatında nasıl derin bir kırılmaya dönüştüğünü görebilisiniz, hikâyenin en sevdiğim taraflarından biri buydu. Birinci kısımda Ercan ne anlatıyorsa, ikinci kısımda diğer karakterler de yine aynı olayların etrafında
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202612 okunma
Bir Dahinin Çırılçıplak Hâli
10/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 16:44
Kitabın ön sözünde şöyle bir detay geçiyor: Joyce’un Nora’ya yazdığı mektuplardan sadece biri, içeriği bir yana, tam 240 bin 800 İngiliz sterlinine satılmış ve geçen yüzyılın en yüksek fiyata satılan mektuplarından biri olmuş. Ben TL’ye çevirmiyorum, ülkemizde döviz kuru çok oynak. Nora'ya MektuplarNora'ya Mektuplar kitabında James JoyceJames Joyce’un Nora’ya yazdığı 52 mektup var. Siz o fiyatlara çıkmadan, çok daha uygun bir bütçeyle birçok mektuba ulaşabiliyorsunuz. Mektupları okurken çok şeyi sorguladım. Çünkü okumaya başlamadan önce ne kadar mahremin içine gireceğinizi doğal olarak bilmiyorsunuz. Ama bir noktadan sonra yalnızca iki insanın ilişkisini değil, resmen yatak odalarını, en uç fantezilerini, korkularını, kıskançlıklarını, kırılmalarını da görmeye başlıyorsunuz. O kısımlar üzerine uzun uzun konuşmayacağım tabii. Herkesin neşrebi kendine. Benim için asıl çarpıcı olan şey, böylesine entelektüel, düşünen, sorgulayan bir sanatçının ne kadar hayvani duygularla yaşayabildiğini görmekti. Joyce’un eserlerini yazarken arka planda nasıl bir zihnin çalıştığını, nasıl arzularla, korkularla, saplantılarla boğuştuğunu görmek çok değerliydi. Aşk mı, bağlılık mı, saplantı mı, yalnızlık mı? İnsan okurken bunların hepsini tek tek sorguluyor. Bir de Nora’nın mektupları elimizde yok. Ama Joyce’un verdiği cevapların arasındaki kırıntılardan, Nora’nın neler yazmış olabileceğini tahmin etmeye çalışmak bile başlı başına ayrı bir okuma deneyimine dönüşüyor. Joyce’un sanatçılığına zaten söylenecek bir şey yok. Ama bu mektuplarda insan şunu da görüyor: İnsan kendini ne kadar geliştirirse geliştirsin, içindeki hayvandan tamamen kurtulamıyor. Zincirlerini kırdığını sanarken bile başka zincirlerin içinde yaşamaya devam ediyor. Joyce gibi bir zihni, zincirlerini kopardığını düşünürken bile başka zincirlere vurulmuş halde
Nora'ya MektuplarJames Joyce · Alakarga Yayınları · 2018108 okunma
İnsan Çiftliği: Ruh Verilip Hayat Verilmeyenler
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 23:00
Aynı kitabı farklı insanların nasıl farklı görüp yorumladığını görmek bence çok değerli. Bu yüzden bu kitabı birlikte okuduğum ve sohbetinden çok keyif aldığım ✯Bellisperennis✯✯Bellisperennis✯ ile incelemelerimizi birlikte paylaşıyoruz. Umarım sizler de o farklı bakış açılarına dikkat ederek okumaya başka bir gözle yaklaşır, kendinizden bir şeyler bulur ve size küçük de olsa bir değer katabiliriz. Ve tabii ki bir centilmen olarak önce ✯Bellisperennis✯✯Bellisperennis✯’nın incelemesini bırakıyorum. Benimkini de hemen altta bulacaksınız. Keyifli okumalar. Uzun yıllardır takipleştiğim, yazdığı incelemeler ve zekâsına hayran olduğum kıymetli okur arkadaşım Alper TurgayAlper Turgay , bu kitabı birlikte okuduğumuz için öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Kitabımız: Beni Asla BırakmaBeni Asla Bırakma …. Açıkçası kitaba oldukça yorgun bir zihinle başladım. Bu yüzden kapağını kapattığımda hâlâ bazı taşları yerine oturtamadığımı fark ettim. Neyse ki Alper TurgayAlper Turgay kitap üzerine yaptığımız sohbetlerde onun bakış açısından yararlanma fırsatı buldum ve eksik kalan parçaları birleştirebildim. Kitaba gelecek olursam; hayatım boyunca birine yalnızca tek bir kitap önerecek olsaydım, bu kesinlikle Beni Asla BırakmaBeni Asla Bırakma olurdu. Çünkü bu kitapta karakterlerle birlikte çocukluktan yetişkinliğe doğru büyüyorsunuz. Onların yaşadıklarını hissediyor, heyecanlarına ortak oluyor, umutlarını, umutsuzluklarını, beklentilerini ve çaresizliklerini adeta birlikte yaşıyorsunuz. Tüm bu duygular o kadar etkileyici ve başarılı işlenmiş ki, karakterlerin her birinden kendinize ait bir parça buluyorsunuz. Bu kitap yalnızca okutan değil; aynı zamanda düşündüren, sorgulatan ve okurunu dikkatli olmaya zorlayan bir eser. Yapbozun parçalarını yanlış yerlere yerleştirdiğinizde okuduğunuzdan hiçbir şey anlamayabilirsiniz. Fakat parçalar doğru şekilde birleştiğinde her şey bir anda berraklaşıyor ve insan
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Reklam