Yarın pazartesiydi, akşam yine erken uyumalı, sabah yine erken uyanmalıydı. Halbuki okunacak ne çok kitap, izlenecek ne çok film vardı ya da keşfedilecek binlerce ruh...
Uyumak çözüm değildi, çok çok ağrısı olanlara çareydi uyku, ya da görünürde bir yarası olanlara. Oysa onun ne görünürde bir yarası vardı ne de ilaçlara minnet ederek geçireceği bir ağrısı. Hiç bir şey görünmüyordu, ki bu her şeyin görünmesinden çok daha kötüydü.