Uçurtma Mevsimi

·
Okunma
·
Beğeni
·
3873
Gösterim
Adı:
Uçurtma Mevsimi
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055107802
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Daha ilk kitabından kendisine geniş bir okuyucu kitlesi edinen Kaan Murat Yanık, öyküleriyle devam ediyor yolculuğuna. Çeşitli dönemlere dair anlatılarının yanı sıra günümüzde geçen öyküleri Uzakdoğu'dan Avrupa'ya dünyanın çeşitli mekânlarını mesken tutuyor. Daha önemlisi, Uçurtma Mevsimi'nde kendini ve dünyasını katmayı başarıyor yazdıklarına. Güneş bulutların ardından göğsünü öne çıkararak ilerledi, içinde herkese yetecek kadar felaket taşıyor gibiydi, kızıllaştı, bir derdi vardı belli ki. Gitgide kabardı, kabardı, çatladı sonunda. O çatlaktan bir kız düştü yere. Portakala benziyordu bu kız. Her yerinden buhur tütüyordu ve o da kendi sessizliğinin yegâne dinleyicisiydi.

Kum zerrelerinin dansı bitmiş, rüzgâr çölü çırpmaya başlamıştı. Milyonlarca kum tanesi dumanları ile beraber göğe yükseliyor, yer çekimine mukavemet göstermeden yere düşüp hiçliğe karışıyorlardı. Kız turuncu gözlerini adamın üstünde dolaştırdı; adamın neresine baksa orada bir yara açılıyor, beyaz renk kan süzülüyordu toprağa. Elleriyle bastırmaya çalıştı adam patlayan yerlerini. Kıza arkasını döndü, bacaklarını karnına çekip yan yattı.

Kız yanına yaklaştı adamın, ellerini bileklerine sürdü üç kez, "Hadi gidelim," dedi.
"Gitmeyelim," dedi adam ürkerek, "çok yorgunum."
"Gidelim," dedi kız tekrar. "Bak, rüzgâr da hızlandı."
"Uyursak geçmez mi, içimde görünmeyen yüzlerce yara var," dedi adam.
"Olur arada böyle, uyursak geçmez belki ama uçurtma uçursak kesin geçer," dedi kız.
(Tanıtım Bülteninden)
160 syf.
·Beğendi·9/10
Dikkat! Okumayı düşünüyorsanız kahve stoğu yapmalısınız ;) Tahminimce yazarımız da hikayelerini yazarken kahve stoğunu tüketmiştir :) Çok iyi kurgulanmış öyküler var kitapta. Yaptığı şey salt betimleme değil; okurken bir yerlere varacağını anlıyorsunuz. Tim Burton senaryolarına ilham olsun dediğim bir sürü de kurgusu var. "İyi ki kahve var," alıntısı ile kitabı bitiriyorum ve Kahvenizi stoklayıp bitince de bir Tim Burton filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. ;)
160 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Merhaba Sevgili 1K severler,
Yine çok ama çok güzel bir K. Murat Yanık kitabı okudum. Fazlasıyla güzel, fazlasıyla sardı beni. Yazarın Uzakların Şarkısı romanını okuyup hayran kaldıktan sonra burada bir okurun da tavsiyesi üzerine Uçurtma Mevsimi'ni aldım elime. İyi ki de almışım, tavsiye için teşekkürüm ayrı, böyle güzel eserler yazıp bizlere sunduğu için yazara teşekkürüm ayrı oluyor.
160 sayfadan ve 30 kadar hikayeden oluşuyor kitap. Her farklı hikayeyle beraber İstanbul'dan Çin'e, doğudan batıya çeşit çeşit ülkelerde ve şehirlerde geziniyor, farklı tarihlerin insanı oluyorsunuz. Acı, aşk, katliam, ıstırap, zamanın eleştirisi, insanların eleştirisi... Değişik, farklı birçok tema yer almış içinde. Bir hikayesi mutlaka kötü olur diye düşünmeyin çünkü olmuyor. Her biri ayrı ayrı güzelliklerle bezenmiş, donanmış. Her hikayeden insana geçen farklı bir tat var. Tıpkı her yemeği ayrı güzel olan bir restoranın menüsünü okuyormuşsunuz gibi. Çok leziz bir tat. Zevkle ve keyifle..
Safran Sokağı, Kedi Merdiveni, Postî ile Hayatî, Kar, Kebelek, O Gün Yazdım, Hocalı- İnsaniyetsiz Zamanlar, Getto hikayeleri benim en ama en çok beğendiğim hem de etkilendiğim hikayeler oldu.
Hep yaz bizler için sevgili yazar...
160 syf.
Öncelikle kitabın Kaan ağabeyden imzalı olması hikâyeye konsantre olamayan bir okur olan benim, kitabı daha büyük bir zevkle okumamı sağladı. Çok dikkat ve rikkat içeren çalışmalar sonucu ortaya çıkmış olan ve ekseriyetle (Özgür hocam eheh) mahzun öykülerden oluşan bir kitap. Anlatımı akıcı ve dinlendirici buldum. Özellikle İranlı doktor Ali'nin öyküsü beni benden aldı, daha uzun olmasını isterdim. :)
160 syf.
Kısa hikayeler tam tadında olmuş.Bazıları beni çok derinden etkiledi.Eksik olduğum noktalardan vurdu.Hikayede geçen siyah gülü bulmam gerektiğini anladim.Hayatımızda herhangi birini değilde eksik parçamızı tamamlayacak birini bulmak dileğiyle.Okumak isteyenlere tavsiye ediyorum..."uçurtma uçursak geçer..."
160 syf.
·10/10
Dünyadan, edebiyattan ve insanlardan umudumu kesmemem gerektiğini anladığım kitap. Ne zaman bunalsam bu dünyadaki mevsimlerden, beşinci mevsimim bu kitap. Bu kitabı okumuşsanız/okuyacaksanız çok şanslısınız çünkü biz her yer mavi olana dek direneceğiz.
160 syf.
Yaklaşık 30 hikayecikten oluşan bu kitap yazarın kelimelerle oynadığı,şaşırtıcı kişileştirmeler,sıfatlar,ilginç tamlamalarla dolu bir eser olmakla birlikte yazarın geniş bir hayal dünyasının olduğunu ispat eden bir kitap.Zaman zaman başkasından duyduğu küçük hikayeleri kendi süzgecinden geçirerek üzerinde bazı oynamalar yaptığı da açık.Bunu siz de okuduğunuzda anlayacaksınız.

Hikayelerden birinde kendi çocukluğundan ve yazarlığa nasıl adım attığından bahsetmiş,gerçekten çok etkileyici geldi.İlginç bir çocukluk...

Süslü,uzun paragrafların bol olması ama konuların süslü değil de yer yer argoya kaçan farklı anlatımı eseri ilginç kılan etkenlerden en önemlisi bence.
Yazar sanırım hem süslü hem argo yazmaktan hoşlanıyor.Yalnız bazen cümleler o kadar uzadı ki konudan,neyden bahsettiğinden koptum,kafamda canlandıramadım.

Bir iki hoşlanmadığım şey olsa da genel anlamda kitabı beğendim,tavsiye ederim.
160 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kaan Murat Yanık’ın ilk okuduğum kitabı. Bir ablamın hediye etmesi ve tavsiyesi ile okudum. Muazzam güzellikte bir kitap. Okurken; kendinizi kitabın içerisinde bir karaktermiş gibi hissediyorsunuz.
Ah uçurtma Mevsimi
160 syf.
·8 günde·10/10
Kitap içerisindeki muhteşem hikayeleri bir tarafa koyarsam bu kitabı tanımlarken; farkındalık, kültürel çeşitlilik, farklılıklar, insan, renkler, koku, duyarlılık,bağ, savaş ve çocuk, Uzakdoğu ve Asya, bağlanma ve bağımlılık kelimelerini kullanmak yerinde olur. Mısır'dan; İran'a, Filistin'e, Türkiye'ye, Azerbaycan'a, Japonya'ya,Hindistan'a ve Çin'e uzanan samimi hikayeler.. Özellikle '' Getto '' isimli hikaye ' çağın putlarını ve insanlığın en güncel halini ' yansıtıyor. Ülkelere dair kitapta yer verilen kültürel imgeler o ülkedeymişcesine içine alıyor okuyucuyu. Yazarın kişisel hayatından temalar da mevcut kitapta.
*Okunması gereken kitaplar listemin ilk sıralarında yerini aldı.
*Genç yaşta bu kadar farkındalık ağır gelir sana Kaan Murat Yanık.
160 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Uçurtma Mevsimi, Kalküta, Butimar, Uzakların Şarkısı... Bir yazarın bütün kitapları nasıl mükemmel olabilir böyle.. Günümüz yazarlara kıyasla çok fena geliyor. Okuyun okutun
160 syf.
·9/10
İçinde 30 a yakın öykü bulunduruyor kitap.Öyküler biraz gerçek biraz hayal gücünden oluşmuş. Lafın özü hayatınızdaki kısacık zaman boşluklarını dolduracak çok hoş bi eser...
160 syf.
·8/10
Kaan Murat Yanık, öyküleriyle devam ediyor yolculuğuna bu kitapta. Öyküleri Uzakdoğu’dan Avrupa’ya dünyanın çeşitli mekânlarını mesken tutuyor. Severek, sıkılmadan okudum. Öykü severlere tavsiye olunur.
Pırlantadan alınmayan vergi kitaptan alınıyordu. Çünkü pırlanta alandan değil, kitap okuyandan korkuyorlardı.
Pırlantadan alınmayan vergi kitaptan alınıyordu , çünkü pırlanta alandan değil kitap okuyanlardan korkuyorlardı.
... iki cehennem arasında bir cennet arayıp durmanın artık mümkün olmadığını kavradığım gün yaşlı bir çocuk olmuştum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uçurtma Mevsimi
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055107802
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Daha ilk kitabından kendisine geniş bir okuyucu kitlesi edinen Kaan Murat Yanık, öyküleriyle devam ediyor yolculuğuna. Çeşitli dönemlere dair anlatılarının yanı sıra günümüzde geçen öyküleri Uzakdoğu'dan Avrupa'ya dünyanın çeşitli mekânlarını mesken tutuyor. Daha önemlisi, Uçurtma Mevsimi'nde kendini ve dünyasını katmayı başarıyor yazdıklarına. Güneş bulutların ardından göğsünü öne çıkararak ilerledi, içinde herkese yetecek kadar felaket taşıyor gibiydi, kızıllaştı, bir derdi vardı belli ki. Gitgide kabardı, kabardı, çatladı sonunda. O çatlaktan bir kız düştü yere. Portakala benziyordu bu kız. Her yerinden buhur tütüyordu ve o da kendi sessizliğinin yegâne dinleyicisiydi.

Kum zerrelerinin dansı bitmiş, rüzgâr çölü çırpmaya başlamıştı. Milyonlarca kum tanesi dumanları ile beraber göğe yükseliyor, yer çekimine mukavemet göstermeden yere düşüp hiçliğe karışıyorlardı. Kız turuncu gözlerini adamın üstünde dolaştırdı; adamın neresine baksa orada bir yara açılıyor, beyaz renk kan süzülüyordu toprağa. Elleriyle bastırmaya çalıştı adam patlayan yerlerini. Kıza arkasını döndü, bacaklarını karnına çekip yan yattı.

Kız yanına yaklaştı adamın, ellerini bileklerine sürdü üç kez, "Hadi gidelim," dedi.
"Gitmeyelim," dedi adam ürkerek, "çok yorgunum."
"Gidelim," dedi kız tekrar. "Bak, rüzgâr da hızlandı."
"Uyursak geçmez mi, içimde görünmeyen yüzlerce yara var," dedi adam.
"Olur arada böyle, uyursak geçmez belki ama uçurtma uçursak kesin geçer," dedi kız.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 386 okur

  • Yasemin
  • Leyla ERGİNYÜREK
  • Hamide ALIÇ
  • Kübra Puğar
  • Funda Yeşilyurt
  • pollyanna
  • O1Demir
  • Gamze
  • Bayan Kuş
  • Nagihan öğüt

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%15.8
25-34 Yaş
%63.2
35-44 Yaş
%8.8
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%79.2
Erkek
%20.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (44)
9
%22 (29)
8
%22.7 (30)
7
%12.1 (16)
6
%3 (4)
5
%3 (4)
4
%2.3 (3)
3
%0.8 (1)
2
%0
1
%0.8 (1)