"insan "diye yazmıştı Thoreau Walden'da, "hayallerine doğru güvenle yürüdüğü ve hayalindeki hayatı yaşamak için çaba gösterdiği takdirde gündelik hayatın akışı içinde aklına dahi gelmeyecek bir başarıya ulaşacaktır:' Aynı zamanda bu başarının, yalnız kalmanın bir ürünü olduğunu gözlemlemişti. "Kendime yalnızlıktan daha iyi bir dost bulamadım:'
Bu kez kendini bütünüyle kabullenmenin nasıl bir şey olacağını hayal etti. Yaptığı bütün hataları. Vücudundaki bütün lekelerle izleri. Ulaşamadığı bütün hayalleri ve bütün acılarını. Bastırdığı bütün arzu ve istekleri.
Yaşaması gereken hayat kesinlikle buydu. Bir daha kütüphaneye dönmek zorunda kalacağını sanmıyordu. İnsanların ona tapınmasına alışabilirdi. Bedfordaa 77 numaralı otobüste oturup pencereye bakarak hüzünlü melodiler mırıldanmaktan daha iyiydi.
"Yeniden hazırladığımız şu satranç tahtasına bak dedi Bayan Elm usulca. "Şu an, oyun başlamadan önce ne kadar düzenli, güvenli ve huzurlu görünüyor. Ne kadar güzel. Ama sıkıcı. Cansız. Fakat o tahtada ilk hamleyi yaptığın anda durum değişiyor. Karmaşıklaşmaya başlıyor. Yaptığın her hamlede kaos daha da artıyor.
Nora masaya, Bayan Elm'in karşısına oturdu. Satranç tahtasına şöyle bir bakıp piyonlardan birini iki kare ilerletti.