■ Kamplardan çıkarılarak normal hayata dönen Uygurlarla Çin devlet medyasının yaptığı bazı röportajlar mevcut. Onların hepsinde aynı vurgular var: Ben çok aşırı dar görüşlü ve karanlık fikirlere sahip bir insandım. Eğitimimi tamamladıktan sonra şimdi artık özgür düşünceliyim. Modern bir vatandaş ve aydın bir Müslümanım.
Sayfa 158 - Kâfirler) istiyorlar ki, Allah'ın nûrunu, (İslâm dinini) ağızları ile (kötü söz ve iftiraları ile) söndürsünler. Allah ise, nûrunu tamamlıyacaktır; isterse kâfirler hoşlanmasınlar. (Saff Suresi 8.Ayet)·Kitabı okudu
■ Bana en fazla ne yapabilirler ?
Pasaportuma bakarlar, seyahatimiz boyunca defalarca yaşadığımız sorgulardan birine daha gireriz. En kötüsü Çin'den sınır dışı ederler. Elimde pasaportum, cebimde param, dönecek özgür bir ülkem var Elhamdülillah. Ya Uygurlar ne yapsın ?
■ Baskılar, yasaklar, tepeden inme kurallar,katı bir militarizm (asker merkezli düzen) heykellerle şuuraltına kazınan hegamonya. İnsanların örfüne, geleneklerine, alışkanlıklarına hiç uymayan yeni kültürel dayatmalar. Yıkılan, içleri boşaltılan, başka amaçlarla kullanılan câmiler, medreseler, dini mekanlar.
■ 2015'te Doğu Türkistan'da yaşayan Uygurların pasaport almasını kolaylaştıran hatta bunu teşvik eden Çin yönetimi ertesi yılın sonuna doğru bütün pasaportların yeniden devlete iadesini istedi. Böylece pasaportların hemen herkese dağıtıldığı o kısa süre içinde, kimin nerelere gittiği, hangi ülkelere ayak bastığı ve oralarda kimlerle temas kurduğu hızlı bir şekilde belirlendi. Çok sayıda insan gittiği ülke sebebiyle tutuklandı. Çin Devleti açık bir şekilde Uygurlara " Pasaport tuzağı " kurmuştu.