■ Türkiye'de özellikle son yıllarda moda haline gelen bir akım var. Türklüğü ve Türkleri bütünüyle İslam'dan soyutlayan, İslam'ın faklı tezahürlerini Arap âdeti şeklinde aşağılayıp dışlayan, Türklerin İslam'a geçişini de dejenerasyon (asimilasyon) başlangıcı olarak gören bir akım bu.
■ İslam hayatın her alanını kuşatan, her konuda mutlaka kendi alternatif önerilerini sunan, mensuplarından buna uygun eylemler talep eden bir dindir. Camisiz, cemaatsiz, ezansız, namazsız, tesettürsüz bir toplum İslam'ı artık yaşamıyor demektir. Hâl böyleyken, Çin'in propogandalarından hareketle " Çin'in İslam'ı yasakladığı söylentisi koca bir yalan. " türünden cümleler kurmak ciddi bir vebal kaynağı.
■ Hiçbir Uygur, mantıklı bir gerekçe olmaksızın dambıl ve ağırlık setleri, harita, pusula, teleskop,uzun halat ve çadır satın alma hakkına sahip değildi. Tüm bunların alınması, satılması veya kullanılması bir dizi resmi prosedüre bağlanmıştı. Yasak listesine konulan malzemelerin edinilmesi, Çin devleti tarafından ayaklanma hazırlığı olarak değerlendiriliyordu.
■ Uygurlar potansiyel birer terörist olarak gmrüldüğü için, günlük kullanımdaki bütün bıçak,kama, satır, keser vb. aletler QR kodlarla herkesin kimlik kartına tanımlanmıştı. Toplu taşıma araçlarında bıçak ve çakmak taşımak kesin şekilde yasaktı.