Abdullah b. Üneys (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah’tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittim, şöyle buyurdu:
“Kıyamet günü, Allah (celle celaluhu) kullarını çıplak, toz toprak içinde ve bühm halinde haşreder” Biz, “Ey Allah’ın Resûlü! Bühm nedir?” diye sorduk. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), “Yanında hiçbir şeyi olmayan demektir” dedi ve ekledi:
“Sonra Allah (celle celaluhu) mahşer halkına, uzaktakinin de yakındakinin de aynı şekilde işitebileceği bir şekilde şöyle seslenir:
Ben melik (her şeyin sahibi) ve deyyân (sizi hesaba çekecek olan) Rabb’inizim. Atılmış bir tokat olsa bile, cennetliklerden birinde eğer cehennemlik birinin alacağı bir hak varsa, bunu almadan o kimse cennete giremez. Yine, cehennemliklerden birinde cennetlik birinin alacağı bir hak varsa onu almadan cehenneme giremez.”
Biz, “Yâ Resûlallah! Allah’ın (celle celaluhu) huzuruna çıplak, toz toprak içinde ve yanımızda bir şey olmadan nasıl varacağız?” diye sorduk.
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), “İyiliklerinizle ve kötülüklerinizle” buyurdu.
Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/495; Hâkim, el-Müstedrek, 2/438; İbn Ebû Âsim, es-Sünnet, nr. 514; ayrıca bk. Taberânî, Müsnedü'ş-Şâmiyyîn, nr. 156; el-Evsat, nr.
8588.