Neden buradayız?
Yaşadığımız çağ, zulmün küreselleştiği; hakikatin ise parçalanarak görünmez kılındığı bir çağdır. Coğrafyalar değişse de acı aynıdır. Emperyalist şer odakları ve yardakçıları, insan haklarını kendi çıkarlarına göre yeniden düzenlerken; mazlum halklar yalnızca istatistiklere, haber başlıklarına ve kınama metinlerine indirgenerek, açlığa ve feci soykırımlara maruz kalmaktadır. Buna karşın devletler yalnızca kınamakla yetinir, liderler söz tüketir, halklar ise seyirci konumuna indirgenip kendi zindanlarına hapsedilir olmuştur.
İstibsar, adeta bir darül erkam gibi işte bu seyir halini reddedenlerin karargahıdır.
NİYET VE GAYE
Biz, zulmün yalnızca silahla değil; ufunetli bilgiyle, algıyla ve psikolojiyle sürdürüldüğünü biliyoruz. Bu yüzden tersten başlayıp bilgi ve akıl ile güçler birliğini kuracağımız, mücadeleyi yalnızca sosyal medyada ve zihinlerde değil; saha da da gösterebilmemiz gereklidir.
Gayemiz;
Hakikati parçalanmış anlatılardan kurtarmak,
• Tarihi galiplerin tekelinden çıkararak yeniden okumak,
• Siyaseti kuru sloganlardan arındırıp, birilerine gözdağı verebileceğimiz güce ulaşıp, davayı sahaya ve sorumluluk zeminine taşımak.
• Müslüman devletlerini güçlü bir özne seviyesine taşımaktır.
İSTİBSAR; bir haber sitesi değil, bir propaganda alanı değil, geçici öfke boşaltma mecrası hiç değildir. Burası şuur inşası, tanışma, akılları ve güçleri birleştirme alanıdır.
YÖNTEM VE ZEMİN
İnanıyoruz ki kalıcı değişim, ani patlamalarla değil; Allah rızasına niyet etmiş uzun soluklu bir seferberlikle mümkündür. Bu sebeple:
• Makale, deneme ve söyleşilerle fikrî derinlik oluşturacağız.
• Popüler olanı değil, doğru olanı önceleyeceğiz.
• Fiziki tanışıp, ne yapabileceğimizi tartışacak ve eylemlerimizi tayin edeceğiz.
KADRO VE ŞUUR
Biz, kalabalık peşinde