ALPASLAN

Günaydın çocuklar
Reklam
"Niçin duam kabul olmadı?" diye nazlanıyorsun. Evet, senin hakkın naz değil, niyazdır. Cenab-ı Hak cenneti ve saadet-i ebediyeyi, mahz-ı fazl ve keremiyle ihsan eder.
Muhabbet ise sevdiğin şey, ya seni tanımaz, Allah'a ısmarladık demeyip gider –gençliğin ve malın gibi– ya muhabbetin için seni tahkir eder. Görmüyor musun ki mecazî aşklarda yüzde doksan dokuzu, maşukundan şikayet eder. Çünkü Samed âyinesi olan bâtın-ı kalp ile sanem-misal dünyevî mahbublara perestiş etmek, o mahbubların nazarında sakîldir ve istiskal eder, reddeder. Zira fıtrat, fıtrî ve lâyık olmayan şeyi reddeder, atar. (Şehvanî sevmekler bahsimizden hariçtir.) (Sözler 397.sh - Risale-i Nur)
Kan kokar parmaklarımın uçları, Seni yazdığımdan beri kalemi suçlarım, Aldatır ihtişamın aşk tepesindeki okçuları, Alaya alınan aklım, bilmez böyle oyunları, Kalaya aldım inadı, zaman böyle uslanmalı. ALPASLAN
Azdan az gider , çoktan çok. Sende azdım, senden çok