Adıma hitaben yazılmış güzel bir şiir yok diye hep üzülürdüm...
Uzaktakini çağırıyordu en uzaktakini.
Mevsimlerin tekrar edemediği bir şeyi çağırıyordu,
gelmesi mümkün olmayanı.
ve bir adım öne çıkıyordu mayıs.
Derindekini çağırıyordu, fırtınayı, tekneyi,
yokluğu fark edilmeyeni.
İyiliği çağırıyordu cücelerdeki, kamburlardaki,
kendi içine kıvrılanı çağırıyordu
gökadaların, çiçeklerin her şeyi içine alan sarmalını.
Parmağının ucuyla aşka dokunuyordu
bir yıldızın ucuna dokunur gibi yanıp sönen.
Yürüyordu sonra, birbirine açılan sokakların,
meydanların, pazar yerlerinin ezberini bozuyordu:
Darmadağınık bir şarkıydı, çağrısı.
Yürüyordu koşuyordu kreşendo toz duman
ne kadar eşlik etse de keman, dile gelmiyordu acısı."