Alya

Hiçbir şey biyolojinin önemini ünlü Nem Age sloganı kadar iyi anlat­ mıyor: “Mutluluk İçimizde Başlar.” Para, toplumsal statü, plastik cerra­hi, güzel evler, iktidar konumları, bunların hiçbiri size mutluluk getir­mez, uçup gitmeyen gerçek mutluluk sadece serotonin, dopamin ve oksitosin sayesinde olur.
Reklam
Bazı akademisyenler insan biyokimyasını sıcaklığı sabit tutan bir ha­valandırma sistemine benzetirler. Çeşitli olaylar sıcaklığı anlık olarak de­ğiştirebilir, ama havalandırma sistemi hep aynı sıcaklığı geri sağlar. Bazı havalandırmalar 25 dereceye sabitlenmiştir, bazılarıysa 20 dereceye. İn­sanların mutluluk sistemleri de kişiden kişiye değişmektedir, l ’den 10’a kadar bir ölçekte düşünürsek, bazı insanlar şanslı bir biyokimya sistemiy­le doğmuştur ve mutlulukları 6’yla 10 arasında, zamanla 8’e sabitlenecek şekilde değişmektedir. Böyle birisi yabancılaşmanın hüküm sürdüğü bü­ yük bir şehirde yaşasa, borsa çöküp tüm parasını kaybetse veya diyabet teşhisi de konsa mutlu olacaktır. Bazı insanlarsa 3’le 7 arasında değişen ve 5’te sabitlenen daha parçalı bulutlu bir biyokimyaya sahiptir. Böyle bi­risi sıkı ve sıcak ilişkilere sahip bir toplulukta olsa, lotodan milyonlar ka­zansa veya Olimpik bir atlet kadar sağlıklı olsa da, depresif kalır. Bu mut­suz kişi sabah 50 milyon dolar kazansa, öğlene kadar hem kanserin hem de AIDS’in tedavisini bulsa, öğleden sonra İsraillilerle Filistinliler arasın­ da barışı sağlasa ve akşam da yıllar önce kaybolmuş çocuğuyla tekrar bir araya gelse de, 7 seviyesinin ötesinde mutluluk hissedemeyecektir. Bir şe­kilde, beyni mutluluktan uçacak şekilde yapılmamıştır. Durup, ailenizi ve arkadaşlarınızı bir düşünün. Hepiniz başlarına ne gelirse gelsin görece mutlu ve neşeli kalan insanlar tanıyorsunuzdur...
Bu da geçtiğimiz iki yüz yıldaki fiziksel koşullarda gerçekleşen çok ciddi iyileşmelerin, aile ve topluluğun çöküşüyle sıfırlanabileceği ihti­malini ortaya çıkarıyor.
Mut­luluk daha ziyade somut durumla soyut beklentiler arasındaki ilişkiye bağlıdır.
Tek bir anlamlı tarihsel gelişme vardır. Bugün nihayet mutluluğun sırrının biyokimya sistemimizde olduğunu anladığımıza göre, zamanı­mızı politika ve sosyal reformlarla, siyasi mücadele ve ideolojilerle ilgi­lenmekle geçirmeyi bırakıp bizi gerçekten mutlu eden tek şeye odakla­nabiliriz: biyokimyamızı manipüle etmek.
Reklam